Çin’in kendi batısını keşfi neredeyse 1.400 yıl öncesine dayanır. Hint Okyanusu’nda yelken açan, İpek Yolu’nda cirit atan Çinliler çoktur. Yedinci yüzyılda Orta Asya ve Hindistan’ı karış karış gezen Şuan Zang ve 15. yüzyılda muhteşem filosuyla Afrika’ya kadar giden Ceng Ha, tarihin en büyük seyyah ve kaşifleri arasında sayılır. 

Çin’de Tang İmparatorluğu döneminde 627 yılında Şuan Zang (Batı dillerinde yazılışı: Xuan Zang)  adında 20’li yaşlarda bir genç, resmî izin alamadığından gizlice ülke dışına çıkıp batıya doğru yola koyuldu. Bu kararı, bir gece gördüğü rüya üzerine vermişti. Evliya Çelebi de 1000 yıl sonra benzer bir rüya görecekti… 

Şuan Zang kâh atla kâh yürüyerek Gobi çölünü, Tiyanşan dağlarını aştı; yol arkadaşının ihanetine uğradı; hırsızların elinden zor kurtuldu; yolunu kaybetti; tuhaf insanlarla karşılaştı; hatta Göktürk hükümdarı Tung Yabğu Kağan’ın (saltanatı 619-630) huzuruna bile çıktı. O sırada nasıl olduysa, Tang İmparatorluğu’yla Göktürkler savaş halinde değillerdi. Şuan Zang,  Semerkant’tan Taşkent’e giden yolda önemli ticaret durağı Akbeşim’de (bugün Kırgızistan’da arkeolojik bir alan) kağan tarafından kabul edildi: “Kağan göz kamaştırıcı altın çiçeklerle bezeli, keçeden dev bir çadırda oturuyordu… Bu arada müzik çalıyor, nağmeler yarı vahşi de olsa kulağa hoş geliyordu. Sonra yemekler getirildi, ziyafete katılanların önüne dilimlenmiş koyun ve dana etleri konuldu…” Şuan Zang, Göktürk kağanının bir “yabani” de olsa insanda saygı uyandırdığını belirtmişti.

Haremağasının dev filosumCeng Ha komutasındaki Çin filosu, keşif gezilerinden birinde… 370 gemiden oluşan filonun en etkileyici parçaları, 130 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ahşap hazine gemileriydi.
 

Şuan Zang bugünkü Afganistan’dan geçerek Hint Yarımadası’na vardı ve Nalanda manastırında ünlü Budist düşünür Silabhadra’yı ziyaret etti. Yola çıktıktan 18 yıl sonra Hayber geçidinden, Hindukuş dağlarından geçip Kaşgar ve Hotan üzerinden Çin’e döndü (645). Bir manastıra çekilerek 664’te ölümüne kadar Budist metinleri Çinceye çevirdi. İmparatorun emri üzerine dünya seyahatname edebiyatının büyük yapıtlarından Batı Diyarları Üzerine Büyük Tang Kayıtları adlı bir kitap kaleme aldı (646). Kitap, Çin ve Doğu Asya kültürü üzerinde derin izler bıraktı. 

Yüzyıllar sonra, 16. yüzyılda Vu Çengen adlı bir Çinli yazar, bu seyahatnameden esinlenerek Batıya Yolculuk adlı Çin edebiyatının klasiklerinden birini kaleme aldı. Halk diliyle yazılmış bu romanda, Budist keşiş Şuan Zang’ın (romanda adı Tang Sanzang veya Tripitaka olmuştu) yaptığı yolculuk fantastik bir maceraya dönüşmüştü. 100 bölümden oluşan metinde Çin inanışlarına bolca yer veriliyor, halk hikâyeleri anlatılıyor, bürokrasiyle dalga geçiliyordu. Roman, Doğu Asya ülkelerinde çok sayıda filme esin kaynağı oldu. Romanda maceraları anlatılan Tang Sanzang’ın müritleri arasında en ünlüsü “Maymun Kral” karakteriydi. Çok zeki, kurnaz, muzip, asi bir tipti; göklere isyan etmekten hiç korkmuyordu. Çok iyi kung fu biliyor, ağaç, kuş, böcek gibi 72 ayrı şekle girebiliyor, bulutları araba gibi kullanarak bir sıçrayışta kilometrelerce öteye gidebiliyordu… Maymun Kral,  edebiyat tarihinin en büyük macera kahramanlarından biriydi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 2-uuan-Zang-686x1024.jpg

Şuan Zang İpek Yolu’nda

20 yaşındayken resmî bir izni olmadan gizlice Batı’ya doğru yola koyulan Şuan Zang, 18 yılını yollarda geçirdi. Bu iki tasvir, Çinli seyyahı İpek Yolu’nda ilerlerken resmetmiş.

Harem ağasının keşif seferi

Kristof Kolomb’un (Cristoforo Colombo) Amerika kıtasına ulaşmasından neredeyse 90 yıl önce Çin imparatorluk filosu dünyayı keşfetmek üzere yola koyuldu (1405). Bu keşif filosunun boyutları, denizcilik tarihinde bir zirveydi. 317 gemide 27 bin adam yolculuk ediyordu. Filonun en etkileyici parçası, 130 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ahşap dev hazine gemileriydi. Kolomb’u Amerika’ya taşıyacak 28 metrelik Santa María gemisi bunun yanında kayık gibi kalıyordu.

Bambudan yapılma 12 dev yelkeniyle göz kamaştıran gemilerde memurlar, tüccarlar, çevirmenler, müneccimler, denizci-askerler, hekimler ve aşçılar, ticarete konu olacak sayısız malla birlikte yola koyuldular. Filonun amirali, Orta Asyalı Müslüman bir aileden gelen, çocukluğunda esir düşerek hadım edilmiş Ceng Ha (Batı dillerinde yazılışı: Zheng He) adlı büyük bir denizciydi. Özellikle Ming döneminde Çin’de haremağaları büyük güce sahipti, sadece saray görevlileri değil, ülkenin kaderine hükmeden devlet adamlarıydı. Osmanlı kapıkullarına benzer şekilde belli bir liyakat sistemine göre, büyük bir rekabet içinde yetiştikleri için aralarında çok yetenekli yöneticiler, entelektüeller, diplomatlar, askerler vardı. Ceng Ha, Ming döneminin kuşkusuz en parlak haremağalarından biriydi.

Kaplanlı gezgin

İpek Yolu’ndaki Dunghuan (Mogao) mağaralarında seyyah Şuan Zang’ı gösteren bir duvar resmi. Şu an Zang, pek çok tasvirde olduğu gibi bir kaplanla gösteriliyor.

Ming İmparatoru Yongli’nin isteği üzerine yola çıkan filo ilk üç yolculuğunda bugün Vietnam, Endonezya, Tayland, Malezya, Sri Lanka ve Hindistan’da bulunan limanlara uğradı. Bunlar arasında Vasco da Gama’nın 1498’de ayak basacağı Kalikut da (bugün Kozhikode) bulunuyordu. Dördüncü yolculukta filo, Basra Körfezi’nde Hürmüz’e doğru yelken açtı; son üç yolculukta ise Afrika’nın doğu kıyıları, Mogadişu, Malindi (bugün Kenya’da) ve muhtemelen Madagaskar adasına kadar gitti.

Ceng Ha’nın amiral gemileri Malezya’da Penang adasındaki bir tapınakta Ceng Ha’nın gemilerinden birini gösteren duvar resmi (üstte solda ). Çin’de Nanjing limanında ünlü denizcinin amiral gemisinin bir modeli bulunuyor (üstte, sağda).

Çin çayı ve ipeğini satan filo, geriye baharatlar, değerli taşlar, nadir ağaçlar, Arap atları, hatta bir zürafa getirdi. Çinliler zürafanın bir “kilin” (âdil yönetimin efsanevi simgesi olan fantastik hayvan) olduğuna hükmettiler. Çin filosu uğradığı limanlara Çin edebiyatının klasik kitaplarını ve Ming takvimlerini bıraktı. Hint Okyanusu kıyısındaki ülkelerle diplomatik ilişkiler kuruldu. Ceng Ha bazı yerel politik ihtilaflara da karıştı; Siyam, Cava ve Malakka arasındaki anlaşmazlığı çözdü; Hint liman şehirleri Kalikut ile Koçi arasındaki savaşı durdurdu. Filonun amacı, Çin’in himayesindeki devletleri korumak, düşmanlarını ezmekti. İmparatorluk sömürge kurmak yerine kendisine tâbi devletlerden yıllık haraç almayı tercih ediyordu.

Yolculuklar sürerken Ming başkentinde (önce Nanjing, sonra Pekin) Ceng Ha’nın seferlerine karşı itirazlar yükselmeye başladı. Donanmaya aşırı kaynak aktarıldığı, karşılığında gelen değerli malların bu çabaya değmediği öne sürüldü. Ceng Ha 1433’te Kalikut’tan dönerken yolda öldü, filosu Çin’e ulaştığında soğuk karşılandı. 1436’da Ming imparatorluğu gemilerin okyanusa açılmasını yasakladı, ticaret ülke içine döndü. Sonraki yüzyıllarda artık Çinli gezginler Batı diyarlarına gitmeyecek, buna karşılık Batılılar Çin’e gelecekti.

İlham veren yolculuk

Ceng Ha’nın Afrika’dan getirdiği zürafanın resminin üzerine yazdığı şiirde Şair Şen Tu, bunun hayırlı bir “kilin” (efsanevi hayvan) olduğunu anlatıyor (üstte, sağda). 18. yüzyıldan kalma bir baskısı (üstte) görülen Batı Diyarları Üzerine Büyük Tang Kayıtları, Stephen Chow’un çok beğenilen komedi filmi “Batı’ya Yolculuk”a (2013) da ilham verdi (altta).