DAİRE-İ UMÛR-I MİLLET Millet İşleri Kurumu, meclis. 1877de açılan ilk Meclis-i Meb’usân’ın, Sultanahmet’teki Adliye binasında toplandığı salonda asılı levha. Bu büyük yazı bir anlamda ulusal egemenliği vurgulayan Türkçe ilk demokrasi tanımlaması idi. Başkanlık kürsüsünün arkasındaydı. Üstünde II. Abdülhamid’in tuğrası, altında “Padişahım çok yaşa!” cümlesi vardı. Meclisin açılış oturumu ise Dolmabahçe Sarayı muayede salonunda yapılmıştı. 

DADI Çocuğa doğumundan başlayarak bakıcılık eden, yaşamını ona vakfetmiş yaşlı câriye veya yanaşma dul kadın. Farsça ‘dada’dan galattır. 

DAĞLI EŞKİYASI Rumeli’nde, daha ileri boyutta da bütün Balkanlar’da, 18. yüzyıl ikinci yarısından 19. yüzyıl sonlarına kadar yaşanan âyanlık ve derebeyliğe koşut yol kesme, soygun baskın olgusu. Her iki durum merkezî otoritenin zayıflamasının, güvensizliğin, Rusya ve Avusturya ile savaşların getirdiği yeniklik ve yoksulluğun sonucuydu. Bu uzun dönemde, dağlı eşkiyası denen soyguncular giderek arttı. Bunlara savaşlardan sonra başıboş kalan âyan milisleri de katıldı. Sırp ve Bulgar çeteleri köylere ve kasabalara baskınlar düzenledi. Yolcuları soydular öldürdüler. 18. yüzyılın son evresinde Osmanlı paşaları, özellikle Çirmen Mutasarrıfı Ali Paşa, dağlı eşkıyası başbuğlarından Arnavut Deli Hüseyin, Koca Ahmed ve Sertap çetelerini ortadan kaldırdı. Filibe – Edirne yolunu kesen eşkıya, 1797’de Dağlı ve Kırcalı çeteleri sindirildi. Sırp ve Bulgar ayaklanmaları sürecinde çapul ve kalkışmalar Trakya’ya kadar taşındı. Başına buyruk yerli âyanlar da dağlı eşkıyasına karşı milis birlikleri kurmayı yeğlediler. Kırcalıların yaşadığı Deliorman’da, Silistre’de, İbrail’de, Rusçuk ve Tırnova’da, Edirne’ye yakın Vidin’de, Gümülcine ve Serez’de, Edirne, Tekirdağ ve Lüleburgaz’da âyan derebeylerin egemenlikleri başladı. Yılıkoğlu Süleyman, İbrailli Ahmed Ağa, Pazvandoğlu Osman Paşa, Tokatçıklı Süleyman, Serezli İsmail Bey, dağlı eşkıyası sürecinde palazlanan yerel otoritelerdi. Diğer yandan Arnavutluk’ta Tepedelenli Ali, Yunanistan ve Mora’da oğulları Muhtar, Veli ve Salih Paşalar, İşkodra’da Mehmed Paşa-zâdeler, Avlonya’da İbrahim Paşa hâkimiyet kurmuşlardı. II. Mahmud’un bunlara karşı mücadelesi yıllarca sürdü. 

Millet İşleri Kurumu 1877’de açılan ilk Meclis-i Mebusan ve başkanlık kürsüsünün arkasında, II. Abdülhamid’in tuğrasının altında “Daire-i Umûr-ı Millet” ( Millet İşleri Kurumu) yazısı vardı.