V. Murad’ın saltanatında (1623-1640) yazılmış bir akaid-ilmihal kitabında ana babalara öğütler var:

Oğullarınızı ve kızlarınızı yaramaz meniden (spermden) doğma çocuklarla arkadaşlıktan çalgı çegâne dinlemeden, oyundan ve temaşâdan, fuhuştan (aşırılıklardan), yalandan, hırsızlık yapanlarla arkadaşlık etmekten katı sakının! Gerekçe şu: sâbiler (çocuklar) hemen eğilim gösterir, etki altında kalır ve bağlanırlarmış.

Anlatılanlardan, o çağda subyancılığın, eşcinselliğin, seviciliğin yaygınlığı açık. Kandırma -ayartma; “hâlî zihin” (sâbilik-çocukluk) çağında başladığından günahla korkutup sorumluluk yükleme, ana babalarla kocalara havale ediliyormuş. Günümüzün eğitsel uyarı ve yöntemleriyle örtüşen açıklamalarsa pedagoji tarihimiz için verilerdir.

Söz konusu kitapta, “Oğullarınızı âşık-perest oğlanlardan koruyun. Yani çocuğu, ona dikkatle bakıp âşıklık yüzü gösterenlerden gayetle sakınmalıdır. Çünkü ona da sirayet eder. Zira bulaşıcıdır. Bir de kekezlik ve yuvşaklık eden oğlanlar vardır. Bunlardan da sakınalar.

‘Aşıkperest oğlanlar’ Yazma 17. yüzyıl Akaid kitabında, hemcinslerle âşıklığın yaygınlığına değinilerek ana babalar uyarılıyor oğulların aşıkperest oğlanlardan, kızları yolunu şaşırmış kadınlardan korumaları isteniyor. Necdet Sakaoğlu Arşivi

Çarşıda ve pazarda gezenler: Kişi kızını, oğlunu, karısını, cariyesini şunlardan korumalıdır. Bu hatunlar erlere karıştıklarından hayâsız ve edepsiz olur. Nice sözler ve kelimeler işitirler. Örtülü hatunlar pazarda görüp işittikleriyle kulaktan âşık olurlar. Sonra isterler ki her gün çarşıya çıkıp gezeler.

Burnu önünde olup bir elinde asâ, bir elinde tespih olan hatunlar: Bunları evlerine koymayalar. Bunlar ekseriya kodaşlık ederler. Bu hatunlardan ehlini ve ayâlini sakınalar.

Kadınlar biri birilerine sahıka (sevicilik) etmek: Hemen erkek erkeğe livata etmek gibidir. hâtununu ve kızını sakınmamak deyyusluktandır. Günahı zinâ etmek günahından da livata etmek günahından da ziyadedir. Ve kabirde gidilere (kadın pazarlayan, pezevenk) olan azap ziyâdedür.

Yatakta basılanlar Hamse-i Atayi’nin Walters Sanat Müzesi’ndeki nüshasında herkes yattıktan sonra aynı yatakta basılan iki erkek.

Fâhir feraceler giydirmek: Oğullarına fâhir feraceler, sincefler, fâhir kaftanlar libaslar ve kuşaklar ki ibrişimden ve gümüşten ola, fâhir dolamalar giydirmeyeler. Nakışlı ipekten çakşır dizden yukarı ki görenlerin aklı gide ve ömründe oğlana meyl etmeyenler, zaruri meyl edeler. Bunlar hâtunlar içindir ki erlerinin meyil ve muhabbetleri ziyade ola. Onları öpüp koçup kendi nefislerini tatmin edeler.

Nigârlara benzemek, öykünmek: Aklı olan oğluna süslü libaslar giydirmez. Bunlar avretlere mahsustur, erlerine güzel görünüp harekete gelip cima’ edeler. Bir de nigâr oğlanlar giyerler ki kendiye âşık edeler.

Şeytana uymak: Bir hatunda bir şeytan vardır amma bir oğlanda on sekiz şeytan vardır. Gece ve gündüz uzuvlarını güzel gösterirler ki âşık olasın. Şeytan sana yol bula. Hele bir kere safasını sür, bu fiil sana hoş ve gökçek gelir. Şeytan, -Ey kişi Allah kerimdir. Hele bu oğlan büyüyünceye dek tövbe etme safasını sür. Sonra tövbe edersin der.