Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Amerikan İç Savaşı’nın gri-mavi senaryoları

1861-1865 arasındaki Amerikan İç Savaşı’nın sembol muharebesi, Pennsylvania’da Gettysburg kasabası yakınında yaşanmıştı. Ultimate General: Gettysburg adlı oyun, tarihte Kuzey’in kazandığı bu muharebe için alternatif finaller sunuyor. 

 Abraham Lincoln, Cumhuriyetçi Parti’den ılımlı bir aday olarak 1860 seçimlerine girmiş ve oyların neredeyse yüzde 40’ını alarak ABD’nin 16. başkanı olmuştu. Kölelik karşıtı Lincoln daha yemin etmeden, yedi kölelik yanlısı eyalet federasyondan ayrıldığını ilan etti. Sonradan sayıları on bire ulaşan bu eyaletler, kendilerine Amerika Konfedere Devletleri adını verdiler. Kısa bir süre içinde Güney ve Kuzey arasında silahlı çatışmalar başladı ve böylece 750 bin askerin ve sayısı belirsiz sivil Amerikalının öldüğü Sivil Savaş ya da Güney’de anıldığı ismiyle Eyaletler Arası Savaş başlamış oldu. 

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları
Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları

Savaş başladığı sırada Güney eyaletlerinin uçsuz bucaksız pamuk tarlalarında dört milyona yakın Afrikalı köle çalışıyordu. Üstüne üstlük kölelerin büyük çoğunluğu, bu ücretsiz emeğin gücüyle hükümete etki etmekte olan zengin bir azınlığın elindeydi. Köle karşıtı grupların “Köle gücü” ya da “Köleokrasi” adını verdiği bu retorik, özgür emeğe inanan Kuzey’in aslında köleliğin insan dışılığından çok, kölelik üzerinden hükümet ve ekonomi üzerinde kurulan hakimiyete karşı olmalarından doğmuştu. Fakat nedenleri ne olursa olsun, bu savaşın sonuçları ülkenin geleceğini belirleyecekti. 

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları

Sivil Savaş’ın dönüm noktası ise, Pennsylvania eyaletinin göbeğinde yer alan 2.000 nüfuslu Gettysburg kasabasının güneyinde yaşanacaktı. Savaşın en ünlü “kahramanlarından”, o zamana kadar ordusu yenilgi yüzü görmemiş Robert Edward Lee’nin komutanlığındaki Güney Ordusu, Pennsylvania içlerini kadar ilerlemişti. Gettysburg’ün, bölgede ulaşımın sağlandığı yolların üzerine kurulmuş olması, George Meade komutasındaki Kuzey Ordusu’nu da aynı noktaya getirdi ve böylece Gettysburg Savaşı başlamış oldu. 

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları
Toplam 165.000 askerin üç gün boyunca çarpıştığı, Sivil Savaş’ın en kanlı çatışmalarının yaşandığı muharebede, 51.000’e yakın asker yaralandı, hayatını kaybetti ya da kayboldu. 

Ultimate General: Gettysburg yalnızca bu ünlü savaşı konu alıyor ve hem oynanışı hem de tasarımıyla, gerçek zamanlı strateji oyunu türünde benzerlerinin arasından sıyrılıyor. Güney ya da Kuzey ordusunu seçebileceğiniz oyun hep aynı şekilde başlasa da, savaş ilerledikçe çatışmanın gidişatı seçimlerinizle şekilleniyor, ortaya türlü alternatif tarih anlatıları çıkıyor. Birliklerinizi, üzerlerine tıklayıp, imlecinizi kullanarak serbestçe çizdiğiniz oklarla yönetiyorsunuz. Asker hareketleri ve konumlandırmaların kritik önem taşıdığı oyun –yenilikçi ve öğrenmesi kolay hareket sistemiyle muharebe sanatını biraz basite indirgese de– dramatik kurgusunu başarıyla yansıtmayı başarıyor. Bunda Gettysburg’ün maketlerle modellenmiş bir canlandırması gibi görünen tasarımının da önemli etkisi var. Kasaba ve yakın çevresindeki alanların, gerçeğe titizlikle sadık kalınarak hazırlanmış haritasının üzerinde birbirine ateş açan, cesaretini kaybedip kaçan ve hayatını kaybederek tarlaları dolduran yüzlerce mavi ve gri figür, savaşın korkunç ihtişamını zarafetle canlandırıyor. Ultimate General: Gettysburg, birliklerin özelliklerinden, bölgedeki küçük köylerin isimlerine kadar, savaşa dair bir dolu küçük ayrıntıyı da es geçmiyor. 

Tarihte üç gün süren bu savaşın galibi (oyunda bunu siz belirleyecek olsanız bile) Kuzey oldu. Afrikalı Amerikalıların bugün bile halen süren özgürlük ve eşitlik mücadelesi tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu hadise; Ultimate General: Gettysburg oyunuyla bugüne taşınıyor. Müthiş tasarımı, öğrenmesi kolay ama ustalaşması zor olan tekniğiyle, son zamanların en kullanıcı dostu, en sıradışı gerçek zamanlı strateji oyunlarından biri. 

RALPH BAER 92 YAŞINDA ÖLDÜ

Video oyunlarının babası son canını da kullandı

Ralph Baer 1996’nın bir Cuma günü karısını kaybetti. Üç gün sonra Başkan Bush’dan Ulusal Teknoloji Madalyası’nı aldı. Geçen ay 92 yaşında ölen Baer, son röportajlarından birinde şöyle diyordu: “Karım ödülü aldığımı göremedi. İşte durum böyle. Bu evi 53 yıl önce beraber yaptık. Şimdi yalnız başıma içinde gezinip duruyorum. Benden ne yapmamı beklersiniz? Bütün arkadaşlarım gitti. Hepsinden daha uzun yaşadım…Ne yapabilirim ki? Uğraşacak bir şey lazım.” 

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları

Baer, ölene dek oyunlar yapmayı, üretmeyi sürdürdü. Yarattığı en önemli oyuncak ise dünyayı değiştirecek bir cihazdı. Bir zamanlar 45 yaşında bir televizyon mühendisi olan Baer, elinden geçen milyonlarca televizyonu izlerken, bu aletlerin başka bir işleve sahip olabileceğini de hayal etti. İki arkadaşıyla beraber, 1967-69 yıllarında bir çok prototip ürettikten sonra, sonunda “Brown Box” (Kahverengi Kutu) adı verilen bir televizyon eklentisi ortaya çıkardı. Brown Box, tarihin ilk oyun konsolu sistemiydi. Birkaç sene sonra fikirlerini Magnavox adlı bir şirkete sattılar. 1972’de piyasaya sürülen ve 100 bin adet satan Magnavox Odyssey, ardından gelecek bütün oyun sistemlerinin önünü açacak olan ilk video oyun konsoluydu. 

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları
Göze büyük gelen ve sert malzemelerden yapılan ilk lensleri bir iki saatten fazla takmak imkansızdı. 

KONTAKT LENS

Tarihe net bir bakış için yüzyıllar geçmesi gerekti

Amerikan İç Savaşı'nın gri-mavi senaryoları

Söylenceye göre Roma İmparatoru Nero, gladyatörlerin dövüşlerini, zümrüt taşından yapılmış doğal bir büyüteçle izlerdi. Eski uygarlıklar doğal lenslerin, suyun ya da yansıtıcı yüzeylerin optik özellikleri konusunda bilgiliydiler. Fakat kontakt lens fikri tarihte ilk olarak Leonardo da Vinci’nin notlarında ortaya çıktı. Suyun ışığı kırarak, görüntüyü farklılaştırdığını fark eden da Vinci, bu fikri ileri götürerek bir kenarından su doldurulabilen büyük bir cam lens yarattı. Bu komik cihaz elbette pratik değildi, fakat bugünün lenslerinin çalışma prensiplerini önceliyordu. Yüzyıllar boyunca ancak küçük aşamalar kaydeden kontakt lens teknolojisi, 1827’de İngiliz astronom Sir John Herschel’in, insan gözünün şekline uygun bir lens yaratılması fikriyle bildiğimiz haline geldi. Herschel’in buluşu, ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru hayata geçebildi. 

+ yazıları

Devamını Oku

Son Haberler