Arkeoloji, ülkemizin Batı dünyası ile rekabet edebildiği en önemli bilim dalı. Türkiye’nin arkeoloji ve eski eser politikasını belirleyen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu’nun işbirliği sonucunda gerçekleşen kazı çalışmaları; benzersiz Anadolu coğrafyasında her yıl yeni buluntulara ulaşıyor. 2021’de 150’yi aşkın kazıda antik kentler, höyükler, mezarlıklar, tümülüsler, kurganlar, mağaralar ve objeler açığa çıkarıldı. İşte 2021’in önde gelen arkeolojik keşifleri.

TEL AÇÇANA – HATAY – MÖ 1400
3.400 YILLIK ALALAH

Hitit Dönemi’ndeki adı “Alalah” olan Tel Aççana, Antakya yakın­larında önemli bir öntarih yerleşmesi. Doç. Dr. Murat Akar başkanlığında yürütülen arkeolojik kazılarda kil tabletler ve silindir mühürler bulundu. Buluntular, Orta ve Geç Tunç Çağı’nda Mukiş Krallığı’nın başkenti olan Alalah’ın siyasi tarihi hakkında önemli bilgiler sağlayacak görünüyor. Örneğin üzerinde Luvice yazı olan bir mühür baskısı üze­rinde, adına ilk defa rastlanan bir Hitit prensi hakkında bilgiler var.

SATALA-GÜMÜŞHANE / MÖ 7. YÜZYIL
URARTULAR GÜMÜŞHANE’DE

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü’n­de yer alan ve Roma Dönemi Lejyon kenti olarak bilinen Satala’da, Doç. Dr. Şahin Yıldırım başkanlığın­daki kazılar sırasında incelenen bir mezarda Urartu Dönemi tunç kemer parçaları bulundu. Üzerinde kabartma tekniğinde işlenmiş Baş Tanrı Haldi figürleri ile hayvan ve bitki bezemelerinin bulunduğu kemer, Urartu Krallı­ğı’nın kuzeybatı sınırlarını Gümüşhane Bölgesi’ne değin genişletmiş olduğunu kanıtlıyor.

HADRIANAUPOLIS-KARABÜK / MÖ 3. YY-3. YY
DEMIR MASKELI ROMALI

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde yer alan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde Doç. Dr. Ersin Çelikbaş tarafından gerçekleştirilmek­te olan kazı çalışmalarında demir bir maske ortaya çıkarıldı. Bir Roma süvarisine ait olduğu düşünülen maskenin bir miğferin parçası ol­duğu düşünülüyor. MS 3. yüzyılda üretilmiş olduğu anlaşılan miğfer parçası maske, Hadrianaupolis’te­ki Roma askerî varlığına işaret ediyor.

AIZONAI-KÜTAHYA / 2. YÜZYIL
TANRILARIN BAŞLARI

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi antik ken­tinde, akarsu yatağında yürütülen kazı çalışmalarında, Aphrodite ve Dionysos heykellerine ait olduğu anlaşılan başlar ortaya çıkarıldı. Prof. Dr. Gökhan Coşkun baş­kanlığındaki kazılarda bulunan baş parçalarının büyük boyutlu heykellere ait olduğu gözleniyor. Bu önemli bulgulardan yola çıka­rak bölgede daha önce bir heykel atölyesi olabileceği tahmin ediliyor.

KAZLIÇEŞME-İSTANBUL / 5. YÜZYIL
GEÇ ROMA KALINTILARI

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Kazlıçeş­me’de, Zeytinburnu Belediye Başkanlık Bina­sı olarak da kullanmış tarihî yapının bahçesin­de yaptığı kazılarda mermer bir lahit bulundu. Aynı alanda daha önceki yıllarda gerçekleşti­rilen kazılarda 5. yüzyıla tarihlenen Geç Roma Dönemi taban mozaiki açığa çıkarılmıştı. 2021 dönemi çalışmalarında mermer lahdin yanısıra sözkonusu mozaikin ait olduğu yapının da temel kalıntılarına ulaşıldı. Zeytinburnu Bele­diyesi tarafından devam ettirilmesi planlanan kazı çalışmalarında, alanın işlevi tam olarak ortaya çıkarılacak.

KARAHANTEPE-ŞANLIURFA / MÖ 100. YÜZYIL
12 BIN YILLIK HEYKELLER

Şanlıurfa il merkezinin 55 km. doğusundaki Karahantepe’de Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığındaki kazılarda günümüzden 12 bin yıl öncesine tarihlenen kayaya oyulmuş yapı­lar, bu yapılar içinde fallus biçimli dikilitaşlar ile üç boyutlu insan ve hayvan heykelleri açığa çıkarıldı. Heykellerden birinde sırtında leopar taşıyan bir insan betimlenmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan “Taş Tepeler Projesi” çerçevesinde araştırılan Karahantepe’nin, Göbeklitepe kültürünün önemli bir yerleşmesi olduğu anlaşılmakta.

SAYBURÇ-ŞANLIURFA / MÖ 100. YÜZYIL
HAYVAN FIGÜRLÜ TAŞ FRIZ

Şanlıurfa ili Karaköprü ilçesi yakın­larındaki Sayburç’ta Doç. Dr. Eylem Özdoğan yönetimindeki kazı çalışma­larında insan, leopar ve boğa figürle­rinden oluşan taş bir friz açığa çıkarıldı. “Taş Tepeler Projesi” çerçevesinde kazılan Sayburç’ta ayrıca çukur tabanlı ve dairesel planlı bir yapı keşfedildi. Gö­beklitepe’nin son dönemleri ile çağdaş olduğu düşünülen Sayburç, Göbeklite­pe ve yayılım alanını anlamak açısından büyük önem taşıyor.

BEŞİKTAŞ-İSTANBUL / MÖ 35. YÜZYIL
ŞEHIR MERKEZINDE TUNÇ ÇAĞI

Yıldız Yokuşu’nun başlangıcında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin, Kabataş-Mahmutbey Metrosu Beşiktaş girişinin inşa edileceği alanda gerçekleştirdiği kazılarda, günümüzden 5000- 5500 yıl öncesinde yani Erken Tunç Çağı’nın ilk dönemlerinde oluşturulmuş bir mezarlık alanı keşfedildi. Kurgan tipi mezarların öncüsü diyebi­leceğimiz “Höyüklü Kromlek” tipi mezarlarda, kremasyon (yakma) gömü türünün uygulandığı gözleniyor. Devam ettirilmesi plananlan kazılar, Beşiktaş mezarlığındaki insanların kimler olduğu ve nereden gelmiş olabi­leceği sorularına yanıt verecek.

SEYİTÖMER HÖYÜK-KÜTAHYA / MÖ 25. YÜZYIL
TEKSTILIN TARIHI YAZILIYOR

Kütahya yakınlarındaki Seyitömer Höyük’te, Uzmanı Arkeolog Serdar Ünan yönetiminde gerçek­leştirilen kurtarma kazısı, ülkemizde nadir bir örnek olarak tamamı kazılan bir arkeolojik alanda gerçekleşiyor. 2021 dönemi kazı çalışmaları sırasında Erken Tunç Çağı 2’ye (MÖ 2500) tarihlenen radyal planlı bir yerleşme açığa çıkarıldı. Bu yerleşmedeki bir mekan içinde bulunan karbonlaşmış urgan parçaları Anadolu Öntarih arkeolojisi için bir ilk ve Seyitömer’de yaklaşık 4.500 yıl önceki tekstil uygulamalarının varlığına işaret ediyor.

UŞAKLI HÖYÜK-YOZGAT / MÖ 15. YÜZYIL
MOZAIKLERIN ATASI

Yozgat yakınlarındaki Uşaklı Höyük’te Prof. Dr. Anacleto D’Agostino başkan­lığındaki bir ekip tarafından yürütülen kazı çalışmalarında koyu ve açık renkli küçük boyutlu taşlarla oluşturulmuş bir taban döşemesi açığa çıkartıldı. İtalyan kazı ekibi MÖ 15. yüzyıldan kalma bir Hitit tapına­ğının kalıntılarında ortaya çıkarılan taş döşeme tabanın, Antik Dönem mozaiklerinin atası olabileceğini düşünüyor.