Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

ESKİ REKLAMLAR

Bankaların ikramiye yarışı

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’de tasarruf bilinci henüz oluşmamıştı. Halkın çoğu yoksuldu; tasarruf yapabilecek durumda olanlar da paralarını altın ve gayrımenkule yatırıyordu. Bankalar birikimleri çekmek için 1930’dan itibaren ikramiye dağıtarak müşteri kazanmayı amaçladılar. İlk ikramiyeyi 1930’da İş Bankası dağıtmaya başladı. Bankadan kumbara alanlar arasında yapılan çekilişle yılda iki kez 1000 lira ödül verildi. Bu hamle başarılı olunca Ziraat Bankası da çekilişlere başladı.

Bankaların ikramiye yarışı
Bankaların ikramiye yarışı

1944’te kurulan Yapı ve Kredi Bankası, 1945’ten itibaren konut dağıtmaya başlayarak rekabeti arttırdı. Bankanın başarısı üzerine diğer bankalar da konut dağıtmaya başladı. Para ve kışlık ev dışında yazlık, köşk, tekne, dükkân ve mücevher gibi ödüller veriliyordu. 1960’ların başlarına gelindiğinde ikramiye çekilişleri önemli sosyal bir olgu haline gelmiş ve binlerce banka müşterisinin huzurunda yapılan çekilişler radyodan da canlı yayınlanmaya başlamıştı. 1960’ların gazete ve dergilerinin reklam gelirleri büyük oranda bankaların çekiliş ilanlarına dayanıyordu.

Bankaların ikramiye yarışı

Bazı uyanık tasarruf sahipleri de çekiliş tarihine göre parasını bir bankadan diğerine taşıyordu. Devlet duruma el koyup düzenleme yapmaya çalıştıysa da çekilişler 1970’lerde de devam etti. Nihayet 1975’te alınan kararla 1976’dan itibaren bankaların ikramiye dağıtması yasaklandı.

Bankaların ikramiye yarışı
Bankaların ikramiye yarışı

ASAYİŞ

Hem kel hem suçlu!

Roma döneminde kelliğini saklamak isteyen erkeklerin kullanmaya başladığı peruk, saç ektirme teknolojisinin henüz ortaya çıkmadığı yüzyıllar boyunca kellerin avuntusu olmuştur.

Bankaların ikramiye yarışı
Bankaların ikramiye yarışı
Bankaların ikramiye yarışı

Peruk, Türkiye’de 1960’lardan itibaren kel kafalı suçluların kendini gizleme aracı da oldu. Aralarında mutlaka bu sayede polisten kurtulanlar da olmuştur ama gazetelere haber olanlar, hep yakalanan kel suçlularla ilgilidir. Yakalanan ilk peruklu suçlu, Ankara ve İstanbul’da 30’a yakın soygun yapmaktan aranan Kel Cemal’dir.

Bankaların ikramiye yarışı

Bu tarihten sonra peruk kullanımının kel suçlular arasında yaygınlaştığını ve çok sayıda haber yapıldığını görüyoruz. Anlaşılan peruklu suçluların yakalanması polisler için de büyük bir eğlence kaynağı olmuştur. Polisler zanlının peruklu ve peruksuz halinin fotoğrafını gazetelere servis etmekle kalmaz, bazı durumlarda zanlılarla hatıra fotoğrafı da çektirirdi. Peruklu kel suçlu haberleri de 70’lerde altın çağını yaşadıktan sonra 80’ler ve 90’larda azalarak bitecektir.

Bankaların ikramiye yarışı
Bankaların ikramiye yarışı

DAVETİYE

Şen ola nikahımız…

3 Eylül 1970 tarihli davetiye, Zeki Ökten ve Güler Kıpçak’ın Beyoğlu Evlendirme Dairesi’ndeki nikahına çağırıyor. Bu “şakacı” davetiyeyi hazırlayan çiftten Zeki Ökten, ilerleyen yıllarda Türkiye’nin en başarılı yönetmenlerinden biri olurken, Güler Hanım da ünlü bir oyuncu oldu. Zeki Ökten, 2009’da hayatını kaybetti.

Bankaların ikramiye yarışı

KAPAK KIZI

İsimsiz diler

Büyük Gazete’nin 27 Eylül 1928’deki birinci sayfası “1928 yılı dilberi”ne ayrılmış. Detayların iç sayfalarda olduğu belirtilmesine rağmen, gazete bu meşhur dilberin ismini yazmayı unutmuş!

Bankaların ikramiye yarışı

Kelimelerin efendisi Başak Burcu

İki bin yıl önce bugünkü gibi günlük burç yorumları yoktu ama Marcus Manilius, astrolojinin esaslarını kaleme aldığı beş ciltlik Astronomica adlı eserinde burçların özelliklerine yer vermişti.

ALP EJDER KANTOĞLU

Başak’ın gölgesinde doğanlar hayatları boyunca çalışmayı severler. Zanaatkârlık pek çoğu için biçilmiş kaftandır. Sebep ve sonuçlar üzerine kafa yormayı sevdiklerinden, sorgulanamayan bir zenginliğe karşı mesafeli dururlar. Kelimelerin efendisi, birer belagat ustasıdır. Bu özellikleriyle doğanın gizemli yollarla sakladığı pek çok sırrı ortaya çıkarmakta mahirdirler. Aynı zamanda çok hızlı yazabildiklerinden, çoğunlukla stenograflar Başaklar’dan çıkar. Bir kusur kabul edilirse eğer, utangaçlık Başak erkeğinin ilk yıllarında başına beladır. Bu yüzden gençlik yıllarında otorite karşısında elleri kolları bağlı kalır, konuşamaz bile. Başak kadını ise ne yazık ki doğurganlığa geldi mi sıra pek verimli değildir.

Bankaların ikramiye yarışı
+ yazıları

Devamını Oku

Son Haberler