İsveçli usta yönetmen Ingmar Bergman’ın 100. yaşı Türkiye’den usta yönetmenler ve sinemaseverler tarafından kutlanıyor. Festivalde üç büyük isim, sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, yazar Yaşar Kemal ve sinemacı Duygu Sağıroğlu belgeselleriyle anılıyor, anlatılıyor. 

Festivalde Bergman’ın 100. yaşı anısına Türkiye’den 10 yönetmen usta sinemacının 10 filminin özel gösteriminde filmleri anlatıyor. 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen Türkiye’nin en büyük uluslararası sinema etkinliği İstanbul Film Festivali, Nisan’da 37. kez sinemaseverlerle buluşuyor. Bu yıl 6-17 Nisan tarihlerinde düzenlenen festivalde yerli ve yabancı 198 uzun metrajlı ve 12 kısa film etkinlik programında yer alıyor. Festivalde filmlerin yanısıra Türkiye ve dünya sinemasının usta sinemacılarıyla söyleşiler de gerçekleştiriliyor. Ayrıca festival kapsamında 13. kez düzlenen “Köprüde Buluşmalar” ortak yapım platformu sayesinde Türkiye’den ve komşu ülkelerden yapımcı, yönetmen ve senaristlerle, uluslararası sinema profesyonelleri bir araya geliyor. 

Farklı kategorileriyle zengin bir içeriğe sahip olan festival programında Türkiye tarihinin en değerli ve en önemli isimlerinden üç çınarın portrelerini anlatan üç farklı belgesel özel gösterimlerle festival izleyicisiyle buluşuyor. Bu kapsamda dünyanın en önemli sümerologlarından 104 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ, yönetmen, sanat yönetmeni, senarist ve eğitimci Duygu Sağıroğlu ve dünyaca ünlü yazar Yaşar Kemal’in hayatlarını anlatan belgeseller gösterilecek. 

Festivalin dikkati çeken kategorilerinden bir tanesi de Bergman’ın doğumunun 100. yılı için hazırlanan özel bölüm. 1944’ten 2003’e kadar uzanan 59 yıllık sinemacılık kariyerinde 45 uzun metraj ve 170’in üzerinde tiyatro oyunu yöneten, ayrıca birçok senaryoya imzasını atan İsveçli yönetmen, çağdaş sinemanın önde gelen ustalarındandı. Aile, ölüm, inanç gibi yaşamın en temel ve üzerinde en çok düşünülen konularını filmlerinde işleyen yönetmen, bu yıl festivalde kendisine ayrılan “Bergman 100 yaşında” özel bölümüyle anılıyor. Türkiye’den 10 yönetmen, Bergman’ın kendilerini en çok etkileyen filmlerini seçti. Yönetmenler kariyerlerini ve sinemasal yaklaşımlarını etkileyen bu filmlerin İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimlerini bizzat sunacaklar. Reha Erdem “Sessizlik”i, Yeşim Ustaoğlu “Güz Sonatı”nı, Semih Kaplanoğlu ise “Kış Işığı”nı anlatacak. 

SERGİ

Altın madalyalı Çanakkale sergisi

Serginin açılışı görkemli bir törenle Fenerbahçe Divan Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleşti. 

Koleksiyoner ve yayın kurulu üyemiz R. Sertaç Kayserilioğlu’nun “Savaş Koleksiyonu” dalında “Dünya Altın Madalyası” ödülünü kazanan “Çanakkale’de Bir Hilal Uğruna” adlı sergisi Fenerbahçe Spor Kulübü Müzesi’nde açıldı. Altı aylık yoğun bir çalışma sürecinin ardından açılan sergide Fenerbahçe Tarih Müzesi ve Arşiv Kurulu Başkanı Kayserilioğlu’nun kendi özel koleksiyonundan Çanakkale Savaşı’na ait birçok savaş malzemesi, obje ve belge yer almakta. 

Çanakkale’de Bir Hilal Uğruna
6 Mayıs’a kadar
Fenerbahçe Spor Kulübü Müzesi, Şükrü Saracoğlu Stadyumu

(fenerbahce.org.tr/fbmuze).

SERGİ

Deniz hamamından plaja nostalji

İstanbul’un yakın tarihinde önemli sosyokültürel mekanlarından plajlar “İstanbul’da Deniz Sefası : Deniz Hamamından Plaja Nostalji” sergisinde gösteriliyor. Küratörlüğünü tarihçi Zafer Toprak’ın yaptığı, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivinden ve farklı koleksiyonlardan derlenen sergide, 19. ve 20. yüzyıla uzanan süreçte, deniz hamamından plaja geçişin hikayesi işleniyor. 1960’lı yıllara kadar altın çağını yaşayan plaj kültürüne ait izler, fotoğraf, dergi, karikatür, eşya ve kitap gibi orijinal malzemeler ziyaretçilere sunuluyor. Sadece bir nostaljinin öyküsü anlatılmıyor; aynı zamanda kentlilerin boş zaman değerlendirme normlarının değişimine ve toplumsallaşmasına da ışık tutuyor. Sergi ayrıca, cumhuriyetin yaşam tarzındaki köklü dönüşümlerini simgeleyen bir belgesel niteliği taşıyor.

İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji
5 Nisan’dan itibaren
Pera Müzesi
(peramuzesi.org.tr
).

SERGİ

Mısır’dan İstanbul’a bir hanedan

Kavalalı Mehmed Ali Paşa ailesi, bağlarını koparmadıkları İstanbul’un düşünce ve kültür hayatına önemli katkılarda bulunmuş bir aileydi. Avrupa ile sıkı ilişki içerisinde olan Kavalalılar, gösterişli yaşam biçimleri ve takipçisi oldukları Avrupai modalarla Osmanlı saray çevresini de etkilemişti. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan sergide, hanedan üyelerinin yaşam hikayeleri, İstanbul’daki mimari izleri, Osmanlı ve Türkiye kültür-sanat dünyasına etkileri, aileye ait fotoğraf ve objelerden bir seçkiyle sunuluyor. 

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi’nin İzleri Atlı Köşk’te
29 Nisan’a kadar
Sakıp Sabancı Müzesi
(sakipsabancimuzesi.org).

SERGİ

Türk güreşinin Macar antrenörü

1923’te Türk hükümetinin ve güreş federasyonunun çağrısı üzerine Türkiye’ye gelen, 1936’ya kadar Türk güreşçilerin antrenörlüğünü yapan Macar Rezső Péter, yeni doğan cumhuriyette modern güreşin temellerini atmıştı. Türkiye’de güreş ekolünü yaratmış ve 20. yüzyılın güreş efsanelerinin altyapısını hazırlamıştı. Spor adamlığının yanısıra aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısıydı. Çektiği fotoğrafların arasında daha önce hiç görülmemiş bir Atatürk fotoğrafı da sergide sunulmakta.

Türk Güreşinin TürkMacar Antrenörü
21 Nisan’a kadar
Macar Kültür Merkezi, İstanbul
(isztambul.balassiintezet.hu/tr).