Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Her gün yeniden ve hiç hatırlamadan

Meşhur lafı herkes duymuştur: “Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür”. Yani, insan belleği unutkanlıkla sakatlanmıştır. Gündelik işlerin, meselelerin, problemlerin kıskacındaki insan çoğu zaman ister istemez hafızasındaki bilgileri siler (veya bunlar silikleşir) ve boşalan alanı şimdiki zamanın verilerine terkeder.

Her gün yeniden ve hiç hatırlamadan

Ülkemiz insanının, eksikliğinden pek şikayetçi olmadığı bir özellik de “uzun süreli hafıza”dır. Ekmek parası derdine düşmek, bunun doğal nedeni sayılır. Hatırlamaya, geçmiş hadiseleri düşünmeye “zaman” yoktur. Hatırlanmayan hatıralar da “zamanla” yokolup gider. Bir kısmı yazılmış-aktarılmış-saklanmış olsa da, “zamane” insanı genellikle bunlara burun kıvırır.

Büyük çelişki, bu döngüye giren insanın da, toplumların da ilerde pek hatırlanmayacak olmasında. Hatırasızlaşan, geçmişle bağını koparan insan, hatır da bilmez kıymet de. Günümüz Türkiyesi’nde yaşayan bizler, Osmanlı ve Cumhuriyet mirasını siyasi tercihlerin bir fonksiyonu olarak algıladığımızdan beri, kötü yapılmış sinirli kopyalar halinde yaşıyoruz. Tarihî-kültürel mirası korumayı değil, onu günlük ihtiyaç ve hesaplarımız için kullanmayı, harcamayı düşünüyoruz. Daha öncesi, yani coğrafyamızın Bizans, Roma, antik döneme ait kıymet ve izleri ise zaten hem epeyce eski hem de oldukça “gâvur” (Tam da bu noktada, ülkemizde pek bilinmeyen, ilgilenilmeyen ama tayin edici bir tarihsel olayı kapağımıza taşıdık: 1204-İstanbul’un Haçlılar tarafından fethi).

Böyle bir iklimde hiç değilse günün tarihine tanıklık etmesi beklenen gazetelerin, dergilerin, TV kanallarının durumu da ortada. Yarın arşivlerde bunlara bakacak gelecek kuşaklar, unutulmayı haketmiş bir dönemin hâl-i pür melalini görecekler, daha doğrusu göremeyecekler. Yeni yayın yasakları, yeni polisiye tedbirler, yeni adaletsizlikler, yeni tarih ve çevre katliamlarıyla dolu yepyeni bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz.

#tarih dergisi dünden bugüne küçük de olsa bir nefes umut sağlıyorsa ne mutlu bize. 2015’te görüşmek dileğiyle…

+ yazıları

Devamını Oku

Son Haberler