0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

İktidarın zirvesindeki Habeş köle

Osmanlı tarihinin en ünlü haremağalarından Hacı Beşir Ağa, ABD’li yazar Jane Hathaway’in eserine konu oldu.

İktidarın zirvesindeki Habeş köle
Hacı Beşir Ağa: Osmanlı Sarayının En Ünlü Harem Ağası
Jane Hathaway
Çeviren: Hazal Yalın Kitap Yayınevi

Jane Hathaway, Osmanlı Sarayının ünlü haremağası Hacı Beşir Ağayı (öl. 1746) tanıtan kitabını “Bob” dediği eşi Robert Simkins ile Beshir (Beşir) ve Stella adlı kedilerine ithaf etmiş!

Yazarın, Hacı Beşir Ağayı odağa alışının nedeni ilk sayfalarda fark ediliyor: Afrika ve Kafkasya’dan, Ortadoğu ve Amerika’ya uzanan coğrafyalar arasındaki binlerce yıllık köle ticareti. İnsanoğlunun kendi soyuna reva gördüğü işkencelerin en vahşice olanı, bu ticaretin bir gerçeğiydi. Hathaway, hadım köleler tarihini, bu vahşeti şansa dönüştüren Darüssaade Ağası Hacı Beşir Ağa’nın yaşam öyküsüne bağlayarak anlatmış. Kitapta önce Afrikalı gençlerin kölelik ve hadımlık serüvenleri, sonra Hacı Beşir’in darüssaade ağalığı işleniyor. Sudan, Habeşistan, Eritre’den toplanıp Mısır’daki köle pazarlarına sevk edilen erkek çocukları bekleyen, korkunç operasyon ve hadımlık ezikliğiyle yaşama yazgısıydı. Satıldıkları Arap, Türk, Fars ve başka kültürlere adapte olmak, buyruklara itaat etmek, yeni dil öğrenmek, yeni bir kimliği kabullenmek; çiş kaçırmanın, ucu mesaneye sokulan bir çubuktan işemenin bunalımlarına katlanmak; kendilerine aşağılayarak bakan harem kadınlarına bekçilik yapmak; kendi aralarında kıskançlık yaşamak…

İktidarın zirvesindeki Habeş köle
İstanbul’da yaşayan Hollandalı ressam Van Mour’un (1671-1737) Kızlarağası portresi, yani büyük ihtimalle Beşir Ağa.

Kitapta Hacı Beşir Ağanın Mısır ve Hicaz’daki görevleri, 1717-1746 arasındaki Darüssaade ağalığı, III. Ahmed , I. Mahmud ve anneleriyle ilişkileri, yönetimdeki nüfuzu, hac hizmetleri, 1007 cilt yazma eser içeren kütüphanesi, kurduğu vakıflar, dönemin hadiseleri konularında da değinmeler var.

Darüssaade ağaları üzerine bizdeki iki temel kaynaktan biri, Ahmed (Resmî) bin İbrahim’in 1750’de yazdığı Hâmiletü’l- Kübera, diğeri Teberdar (Baltacı) Derviş Abdullah’ın 1742’de yazdığı Risâle-i Teberdariye fi Ahvâl-i Ağa-yı Dârüssaade’dir. Yazarın herhalde görmediği, bu yazmada “Firavun’dan beri saraylardan eksik olmayan kara kâfirler” için ağır eleştiriler vardır. Hacı Beşir’in “mülhid ve zındıklığı” (dinsizliği), I. Mahmud’u etkileyişi, başarılı sadrazamları azlettirişi” de vurgulanmıştır.

İktidarın zirvesindeki Habeş köle
Beşir Ağa Camii Topkapı Sarayındaki minaresiz Ağalar Camii gibi mescit ölçeğinde, minaresi de saçak boyundadır.
Fotoğraf: Hayri Fehmi Yılmaz
+ yazıları

Devamını Oku

Son Haberler