1923’te yayımlanmaya başlanan Resimli Gazete, ilk cumhuriyet yıllarının günlük hayattaki değişimini yansıtır. Sedat Simavi tarafından çıkarılan haftalık gazetenin sıklıkla işlediği bir konu da kadın haklarıdır. Kadrosunda Peyami Safa, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ahmet Refik Altınay, Ercüment Ekrem Talu, Cevat Şakir gibi önemli isimleri barındıran gazete, 7 yıl boyunca yayımlanacaktır. 

Türk basınının haftalık, bol fotoğraflı, çizimli, görsel yönü oldukça doyurucu süreli yayınlarından biridir Resimli Gazete. Sorumlu müdürlüğünü Sedat Simavi’nin yaptığı bu süreli yayının müdürü Talat Midhat, başyazarlıklarını ise iki önemli edebiyatçı İbrahim Alaeddin Gövsa ve Süleyman Nazif yaparlar. 

21 Eylül 1923-9 Ocak 1930 tarihleri arasında 330 sayı çıkan bu gazetenin yazar kadrosunda Peyami Safa, İsmail Müştak Mayakon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Selami İzzet Benice, Ahmet Refik Altınay, Ercüment Ekrem Talu gibi edebiyaçı ve yazarlar yer alır. Karikatür ve çizimleriyle Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir gazetenin kadrosundadır. 

Gazetede “Moda, Spor, Hikaye, Mizahi Yazılar, Karilerimile Temas” gibi devamlılık arzeden bölümler vardır. Resimli Gazete Matbaası’nda basılmakta olan gazetenin Bravo gazetesinin bir devamı olduğu tesbit edilmiştir. 

Sedat Simavi üzerine önemli bir tez (“Gazetecilikte Bir Ömür: Sedat Simavi”, İstanbul, 2013) kaleme almış olan Esra Oğuzhan Yeşilova’ya göre “Resimli Gazete’nin cumhuriyetin ilanından önce çıkarılan sayılarında ordunun kazandığı zaferler, işgal kuvvetlerinin ülkeden çekilmesi, Millet Meclisi’nin kurulmasına yönelik hazırlıklar konu edilmiştir. Gazetenin iç sayfalarında yurtdışından güncel ve sansasyonel haberler ile magazin haberlerine yer verilmiş ve bu haberlerde fotoğraf sık sık kullanılmıştır. Resimli Gazete’de bol fotoğraf kullanılması halkın beğenisini kazanmış ve dönemin en çok satan gazetesi olmuştur. Gazete, kadın-erkek herkesin sıkılmadan okuyabileceği bir şekilde düzenlenmiştir. İlgi çekici konuları, bol fotoğrafları ile 1923-1929 arasında 44 bine ulaşan tirajla rekor kırmıştır”. 

Resimli Gazete idari binası İstanbul’da Nurosmaniye semtinde, Darü’l-Muallimin (Öğretmenler Yurdu) karşısındaydı. 

“Her hafta cumartesi günleri neşrolunur, her şeyden bahseder, müstakil ü’l-efkâr ve terakki-perver, siyasî, resimli Türk Gazetesi” altbaşlığını taşıyan haftalık gazete, özellikle dönemin kadın hareketine ve modernleşmesine dair çizimleriyle de ünlüdür. 

1920’lerin şartlarına göre bol resimli olarak yayımlanan gazete adeta devrim niteliğinde bir etki yaratmıştır. Pozitif bilimler, kadın hakları, modern hayat, moda, spor sayfasıyla, genç cumhuriyet nesillerini yetiştirmek için toplumu eğiten ama bir yandan da eğlendiren bir eğilimdedir. Hemen her sayıda kadınları ilgilendiren pek çok haber, resim ve yazı yer alır. 

8 EYLÜL 1923 (SENE:1 – SAYI: 1) 

Kahraman süvarilerimiz 

Geçen sene bugünlerde İzmir’le beraber Türklüğü kurtaran, Şark’ta yeni bir devir açan kahraman süvarilerimiz yıldırım gibi bir süratle İzmir’e koşarken… (İzmir’e ilk giren süvari binbaşısı Şerafeddin Bey)’ 

15 ARALIK 1923 (SENE:1 – SAYI: 15) 

Dünkü ve bugünkü hanım 

Memleketimizde ananeperverliğimizin icabatından doğmuş olan bir kadın meselesi vardır. Bu mesele ortaya çıktı çıkalı taassub gözlüğünden fışkıran nazarların en esaslı hedefi olmuştur. Hayatımızın cereyanı ne ise kadının tuttuğu yol da odur. İstikametini ta’yin etmek selahiyeti de taassub değil ilme aiddir. Taassubun ahlakımız üzerinde ne fena tesirler yaptığını anlamamız için sükût etmiş kadınların ruhiyatıyla biraz meşgul olmamız kifayet eder. 

29 ARALIK 1923 (SENE: 1 – SAYI: 17) 

İlk hürriyet mükafatı 

İstanbul kadınlarının on-onbeş senelik mücadeleden sonra elde ettikleri ilk hürriyet mükafatı: Vapur ve tramvay perdelerinin ilgası. Hürriyet madem ki çok güzel bir şeydir. Onun kadrini bilmek lazım gelmez mi? Bugün her zamankinden fazla kadının şerefine, haysiyetine, iffetine riayete mecburiyetle mükellefiz. Artık bundan sonra Türk kadınıyla erkeği yan yana, kol kola, diz dizedirler. Fakat bu yakın temas hiçbir tarafı şaşırtmamalıdır. Yoksa büyük inkılapların aksülameline duçar olmak felaketi vardır ki müşterek vazifemiz herşeyden evvel buna mani olmaktır (Sayfanın sağ üst köşesindeki resim: Vapur ve tramvay perdelerinin kaldırılması emrini veren polis müdürü Sadeddin Bey). 

15 ŞUBAT 1924 (SENE:1 – SAYI: 24) 

Millî raks – Garp raksı 

Yirminci asrın çılgın ve büyük ibtilası (tutkusu): Dans Etmek. Millî raksımızla, Garp raksı arasındaki farkı gösteren resimleri şeklen mukayeseye medar olmak üzere yukarıya derc ediyoruz. 

23 ŞUBAT 1924 (SENE: 1 – SAYI: 25) 

Gazi Paşa’nın dönüşü 

Reis-i Cumhurumuzun Ankara’ya avdeti. Reis-i Cumhurumuz Gazi Paşa Hazretleri bu hafta içinde refikaları ile beraber İzmir’den Ankara’ya avdet ediyorlar (dönüyorlar) Kahraman reisimiz İzmir’e gittiği vakit sevinmiştik. Çünkü kıymettâr vücudunu devlet işleri uğrunda hiç esirgemeyen Paşa, beş-on günlük rahatı kendisine çok görmedi. İzmir’den gelen sıhhat haberleri üzülen gönüllerimize istediğimiz rahatı verdi. Paşamız Ankara’ya dönüyor; yine seviniyoruz çünkü memleketin yaralarını sarmak için yeniden kuvvet bulmuştur ve onun sıhhati bizim sıhhatimizdir. Hükümet reisimizin her zaman afiyette olmasını temenni ederken onun yüksek nasiyesini karilerimize tekrar göstermek fırsatını da kaçırmadık. Resmimizde Gazi Paşa, Latife Hanım ve İsmet Paşa beraber bulunuyorlar. İnkılabın bu hatıraları yarınki nesle bırakacağımız en güzel yadigarlardandır. 

22 MART 1924 (SENE: 1 – SAYI: 29) 

Kadın süzülüp büzülmez! 

Yeni Gençlik. Sokaklarda tesadüf ettiğimiz açık-saçık dolaşan beş-on züppe kadın asil Türk kadını değildir. Hakiki Türk kadını kendisine hürmet ettirmesini pek iyi bilir. Yeni neslin tahsil gören hanımı icab ettiği zaman bir erkek gibi çalışacak fakat kadınlık gururunu muhafaza ve müdafaa etmesini bilecek ve tesadüf ettiği bir erkek karşısında hayran hayran bakıp kalmayacak, süzülüp büzülmeyecektir. 

12 TEMMUZ 1924 (SENE: 1 – SAYI:45 

Heybetli hakimler 

Cevat Şakir Kabaağaçlıgil’in muhteşem karikatürü: Yeni hâkim kıyafetlerinden… Resimli Gazete’nin Adliye Vekili’ne teklif ettiği proje! Hakim kıyafetlerinin gülünç olmaktan ziyade heybetli olması müreccah (tercih edilir) olduğuna göre bu şeklin kabulünü ümid edebiliriz. 

Gazetenin birinci sene sonunda cildinin başına konulacak dört sayfalık ilave bölüm sonradan hazırlanmış ve 52 sayı içeren ciltlerinin başına konuşmuştur. Kırmızı renkli kapağı, Ayasofya ve Sultanahmet Meydanını gösteren fotoğrafın bulunduğu bu 4 sayfalık ilavede özel bir mizanpaj ile gazetenin dünya görüşü ve ana çizgisi şu şekilde açıklanmıştır: 

“Birinci cildini ikmâl etmiş olan (Resimli Gazete) Türk matbuatında hakiki bir inkılâb vücude getirmiştir. Bidayet-i intişârında (Resimli Gazete)yi efkâr-ı umumiye çok beğendi. Tarzını yeni ve güzel buldu ve büyük bit alaka ile bağlandı. Bu alaka mütezaiden devam ediyor. Bugün (Resimli Gazete) Türkiye’nin en yüksek aded tab’ına malik gazetedir. Bu mevkimizi iftihar ile ilan etmekden çekinmiyoruz! Zirâ bu muvaffakiyete layık olmak için her türlü fedakârlığı ihtiyar ettik. Bundan başka şahsiyattan, mukaddesata tecavüzden daima müteneffirâne ictinab etmek mesleğimizin esasıdır. Ne muhafazakârız ne de sahte riyakâr ve mutaassıb, din ile devletin ve milletle vatanın şeref ve menfaatini her hareketimizin saiki ve nâzımı oldu. Bu yolda çalışçalışanlardan milletimizin necip ruhu hiç bir şeyi diriğ etmediğini memleketin en uzak ve ücra köylerinde bile gazetemizin okunmakta olması isbat eder. Daha fazla kari kazanmak emel-i hasisiyle sütunlarına açık saçık hikâye ve resimler derc eden gazetelerin o mülevves kalemiyle masum Türk ailelerinin temiz ocaklarına kadar sokacağını bildiğimiz için neşriyatımızda daima nezahat ve ismeti nazar-ı itibarda bulundurduk. Hakkın tevfiki ve halkın rağbeti daima hüsn-i niyete maildir. Gelecek nüshaların geçenlerden fazla mükemmeliyeti haiz olacağını vaad ediyoruz. 

Resimli Gazete”