İslâm’ın altın çağı: Endülüs medeniyeti

İspanya’da, Endülüs (Andalusia) bölgesi ve Kurtuba kenti, 9. ve 10. yüzyıllara damgasını vuran İslâm kültür ve sanatının zirvesine ev sahipliği yapıyor.

Ulu Cami’nin hemen yakınındaki küçük bir mescit, TİKA tarafından onarılarak hizmete açılmış.

Endülüs, Kurtuba (Cor­doba)… İspanya’nın güneyindeki Endü­lüs (Andalusia) bölgesindeki Kurtuba, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği tarihî bir şehir. İspanya’yı dünyaya tanıtan bütün semboller En­dülüs’te bulunuyor: Flamen­co, boğa güreşi, Avrupa’nın bu en batısındaki İslâm kültürel ve mimari etkileri…

Endülüs, Müslümanlar için çokkültürlülüğün üret­tiği olağanüstü zenginlik ve renkliliğin, sanatın, mimari­nin, felsefenin, belki bir daha hiç yaşanamayacak bir altın çağın bilinçaltında bıraktığı nostaljik bir iççekiş. O yüz­den Arap olsun, Kuzey Afri­kalı olsun, Türk olsun, Müs­lümanlar Endülüs’e yüzyıllar boyunca başkentlik yapmış Kurtuba şehrine gitmek ve bugün katedral/müze olarak işlev gören Kurtuba Ulu Ca­mii’ni (La Mezquita – Mescit) ziyaret etmek ister.

Endülüs’te 711 yılında başlayan Müslüman (Arap/ Berberî) egemenliği, küçük Granada Emirliği’nin 1492’de Katolik krallar tarafından yıkılması ile son buldu. Bu uzun dönemin Müslüman egemenliği altındaki en güçlü ve zengin zamanları 9. ve 10. yüzyıllarda yaşandı. Kurtuba Ulu Camii’nin temelleri 785 yılında atıldı. 961 yılında son ilaveler yapıldığında, cami 175 x 134 metre uzunluğunda, 1293 sütun bulunan dev bir mabede dönüşmüştü. Mihra­bı İstanbul’dan gelen Bizans mozaikleri ile süslüydü. Cami 1236’da Hıristiyan kralların eline geçince, kiliseye dönüş­türüldü.

Binanın ortası 16. yüzyılda yıkılarak, bu bölüme barok bir katedral inşa edildi. Bugün Kurtuba Ulu Ca­mii’nin çok yakınında, 12. yüzyılın ünlü filozofları İbn Rüşd’ün ve Moshe ben Mai­mon’un ders verdiği mekan­ların, sokakların arasında fa­al durumda küçük bir mescit bulunuyor. Kurtuba’daki kü­çük Müslüman cemaatinin ve buraya gelen turistlerin kulla­nımı için 1994 yılında açılan bu mescit zaman içinde harap olmuştu. Kısa bir süre önce Türk İşbirliği ve Koordinas­yon Ajansı (TİKA) tarafından onarıldı ve yeniden hizmete açıldı. Kurtuba Ulu Camii, bugün katedral-müze olarak işlev görüyor.