Dr. Kevser Gürcan’ın Şaman elbiselerine ilişkin temel kavramlar, imgeler, kültürel oluşum ve değişim evreleri gibi ana hatlardaki uzun ve ayrıntılı çalışması, üç kıtadaki saha ve müze araştırmalarıyla ufuk açıcı bir kitap. 

KUTSAL ŞAMAN ELBİSELERİ
Kevser Gürcan
Ötüken Neşriyat

Giysi tarihlerinin insanlık tarihleriyle koşutluğu var. Resim sanatının simgelerinden Âdem ile Havva betimlemelerindeki incir yaprağıyla örtünme (tesettür) ise insanoğlunun yeryüzü yaşamında giysili yaşayabileceğine işarettir. Bugün bile Afrika’da, belki Avustralya’da hâlâ incir yaprağı kadar denebilecek örtünme/ giysi âdetleri vardır. İklim koşulları, gelişen-değişen töreler, törenler, inançlar, meslekler, kadınlık-erkeklik, varsıllık-yoksulluk, yaşam alanları, uygarlık süreçleri, her devirde ve kültürde giysi gereksinimlerini biçimlendirmiş. 

“Çok ileri” bir uygarlık evresinde yaşadığımızı varsayıyor olsak da bugün de insanlık âlemi, bireylerine önce giyim-kuşam ve görünüşleriyle birer karakter çiziyor. Bir fotoğrafa baktığımızda, askeri, öğrenciyi din adamını işçiyi önce kıyafetinden seçebiliriz. Toplum ve topluluklar da giysi alışkanlıklarıyla ortak kimlikler sergiler. 

Çocukluğumda korktuğum veya hayran olduğum kişilerin belleğimdeki imgeleri, şapkaları, paltoları, entarileri… ile yer etmiş. Örneğin “bebe”lik günlerinde olmalıyım ki, annemin lacivert kadife entarisinin beneklerini böcek zanneder, onu ne zaman giyse korkar, ağlar ama anlatamazdım! Komşu evde oturduğu için, evimizin önünden gelip geçen, bana göre dev yapılı, etekleri uzun, yakası enli, torba cepleri kapaklı, kocaman kaputlu, çizmeli, apoletlerinde yıldızlar, göğsünde İstiklâl madalyası ışıldayan askerlik şubesi reisine ise hayranlıkla karışık bir korkuyla bakardım. 

Kutsal giysilerin, üniformaların, başlıkların, tılsımlı takıların, nişanların büyüleyiciliği, insanlık tarihi kadar eski bir gerçektir. Günümüzde de ayinlerde olağanüstü kutsal kıyafet ve simge sergilemeleri yapılıyor. Sözü, Kevser Gürcan’ın konusuna en uygun yayınevince (Ötüken) yayımlanmış Kutsal Şaman Elbiseleri’ne getirmek istiyorum. 

Dünün yazma eserleri bugün nasıl birer sanat ve kültür mirası değerinde ise Gürcan’ın kitabı için de aynı düzeyde bir gelecek var. Sanat-kültür çalışmalarında yorulmak bilmeyen bu öğretmen araştırmacı, Tanrı Dağları’ndan, Taklamakan’dan Sibirya’ya dolaştığı yerlerde, bir yandan da dünyanın sayılı müzelerindeki koleksiyonları inceleyerek bize yitik kültürümüzün inanç giysilerini tanıtıyor. Yazılı ve görsel içerikli bir “ata koleksiyonu” diyebileceğimiz Kutsal Şaman Elbiseleri kitabı, bilimsel bir yapıt. Mükemmel baskı ve nesnel değeriyle bir sanat ürünü. Gürcan üzerinde çalıştığı -çoğu bizim kütüphanelerimizde bulunmayan-eserleri kaynakçada sıralamış. Kitapta çoğu kendi çekimi 64 renkli fotoğrafla 3 de bölge haritası var. 

Dr. Gürcan’ın bulmak, ulaşmak heyecanıyla bıkmadan, yorulmadan nasıl çalıştığına iki-üç kez tanık olmuştum. Demek ki tez canlılık-ivedilik, içeriğiyle özgün bir kaynak yapıtın kotarılmasına hizmet etmiş. Gürcan’ın uğraşıları, bir sanat-bilim uzmanının kazanılması açısından dikkate değer, genç araştırmacılara da örnek olacak bir çalışmadır. 

“Türk Şamanlığı, son yüzyıla kadar Avrupalı ve Rus bilim insanlarınca incelenmiş. Türk araştırmacıların ilgileri son elli yıldadır” diyen yazar, Türk Şaman elbise ve aksesuarlarının tespiti için Ankara DTCF’den başka altı ülkede, dokuz müzede çalışmalar yapmış.