Louvre Müzesi’nde İslâm sanatı tarihi, İslâm devletlerinin tarihine paralel olarak kronolojik bir şekilde sunuluyor. Orta Asya’dan figürlü seramikler, İran’dan Selçuklu eserleri ile serginin finalindeki Osmanlı halıları ve muhteşem İznik çinileri koleksiyonu, Türk tarihini aydınlatıyor.

Dünyanın en büyük sanat müzesi olan Louvre 380 bin esere ev sahipliği yapıyor ve yılda 7.5 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlıyor. 16. ve 17. yüzyıllarda saray olarak inşa edilen Louv­re, Fransız Devrimi’nden son­ra 1793’te müzeye çevrilmiş. Koleksiyonları arasında re­sim, dekoratif sanatlar, baskı ve çizim, heykel, Mısır, Yakın Doğu, Yunan, Etrüsk ve Roma arkeolojisi bölümleri bulunu­yor. Özellikle Yakın Doğu ve Yunan-Roma arkeolojik eser­leri koleksiyonlarında Ana­dolu’dan gitmiş pek çok eser bulunuyor. Meander Magne­sia’sından ve Assos’dan röl­yefler, Antakya’dan mozaikler, Didim Apollon tapınağının sütun kaideleri gibi Anadolu kökenli pek çok eser ‘’gezgin göz’’lerin dikkatini çekiyor!

Göz kamaştırıcı Louvre’daki Türkiye’den gitme İznik çinileri koleksiyonu, zenginliğiyle göz kamaştırıyor.

Müzeye en son eklenen bölüm ise İslâm Sanatı ko­leksiyonu. 1893’ten itibaren oluşturulmaya başlanan İs­lâm Eserleri Koleksiyonu, 8. ve 19. yüzyıllar arasındaki dö­nemi ve İspanya’dan Hindis­tan’a kadar uzanan geniş bir bölgeyi içeriyor. 3000 civa­rında eserin sergilendiği İs­lâm Sanatı bölümü için Louv­re Müzesi’nde özel bir mekân ayrılmış. İki İtalyan mimarın tasarladığı çok modern bir ça­tı, iki kata yayılmış 3000 met­rekare alanın üzerini örtüyor. 2008 yılında inşaına başlanan İslâm Sanatı bölümü, 2012’de ziyaretçilere açıldı.

Müzede İslâm sanatı ta­rihi, İslâm devletlerinin ta­rihine paralel olarak krono­lojik şekilde sunuluyor. Türk tarihi, Orta Asya’dan figürlü seramikler, İran’dan Selçuklu eserleri ve serginin finalinde­ki Osmanlı halıları ve muh­teşem İznik çinileri koleksi­yonu ile izlenebiliyor. Louv­re’daki Türkiye’den gitme İznik çinileri koleksiyonu­nun zenginliği göz kamaştı­rıyor. Buradaki İznik sergi­sinin Londra’daki Victoria and Albert Museum, British Museum ya da Lisbon’daki Gülbenkyan Müzesi’nden çok daha zengin ve görkemli oldu­ğunu belirtmek gerek.

Götürüldü mü hediye mi edildi? 7 ve 19. yüzyıllar arasındaki İslam medeniyeti dönemini yansıtan seramik, cam, minyatür, mimari gibi sanatlardan örneklerin, Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a verilen raporda (2012) Türkiye’den götürüldüğü belirlenmişti. Fakat Müze yönetimi bunu kabul etmeyerek 1899’da hediye edildiğini belirtti.

Louvre’da İslâm Sanatı bölümü ile aynı mekânda Do­ğu Akdeniz Roma devri eser­leri de sergileniyor. Buradaki Antakya mozaikleri, Uşak’tan mezar stelleri, Akşehir’den bir Artemis heykeli gibi kla­sik eserler, hemen karşıla­rındaki İznik çinileri, Uşak Halıları, İstanbul işi Osman­lı eserleriyle birlikte Anado­lu’nun çağlar boyu süren zen­ginliğini birarada ziyaretçile­re sunuyor.