1921-23 arası Sedat Semavi tarafından yayımlanan haftalık Güleryüz mizah gazetesi, hem işgalci güçlere hem de onlarla işbirliği içindeki çevrelere karşı tutum alan bir yayındı. 

Kendisine büyük bir başarı kazandıran İnci ve 7 Gün dergilerinden önce Sedat Simavi tarafından çıkarılan Güleryüz dergisi, Türk mizah tarihi açısından çok önemli bir süreli yayındır. 5 Mayıs 1337/1921 ile 14 Ağustos 1339/1923 tarihleri arasında 122 sayı çıkmıştır. 

“Her hafta Perşembe günleri çıkar, mesleğinde müstakil, edebî, siyasî, milliyetperver, Türk mizah gazetesidir” alt başlığıyla yayın hayatını sürdüren gazetede Ahmed Rasim, Yusuf Ziya Ortaç, Ercüment Ekrem Talu, Orhan Seyfi Orhon, Fazıl Ahmet Aykaç, Necdet Rüştü Efe, Sedat Simavi, Selami İzzet Sedes, Tahir Nadi, Osman Cemal Kaygılı, Celal Nuri İleri, Reşat Nuri Güntekin gibi yazar ve edebiyatçılar kalem oynatmışlardır. 

Gazetenin karikatürlerini başta Sedat Simavi olmak üzere Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı), Ressam İzzet Ziya (Turnagil), Sedat Nuri İleri, Mehmet İzettin, Ulvi Kazım gibi kişiler çizmiştir. 

Güleryüz dergisinin değişik şekilde kullandığı bir logo. 

İlk sayıların nerede basıldığı gazetede belirtilmemişse de 22. sayıdan itibaren Matbaa-i Ahmed İhsan ve Şürekası yani Servet-i Fünun matbasında basıldığı belirtilmiştir. 

Millî Mücadeleyi destekleyen bir mizah gazetesi olan Güleryüz, İstanbul basınında Millî Mücadele’ye mesafeli duran veya karşı olanlarla sürekli mücadele etmiştir. Peyam-ı Sabah gazetesi sahibi Ali Kemal Bey, Güleryüz’ün üzerine gittiği, aleyhinde karikatür ve yazı yayımladığı en önde gelen kişidir. Sedat Simavi ile Ali Kemal Bey arasında çok ciddi tartışmalar, yazı yoluyla kavgalar söz konusudur.

Paris Konferansı kararını verirken! Yunan vaziyet-i siyasiyesinin şekl-i hâzırı karikatürü Sedat Simavi çizmiş. 

Sürekli Ali Kemal’e saldıran Güleryüz ve sahibi Sedat Simavi hakkında Ali Kemal Bey de gazetesinde yazılar yazar, cevaplar verir. Sevgili Turgut Çeviker’in bir başvuru kitabı olarak kaleme aldığı Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü isimli çalışmada bulup çıkardığı belgelere göre Ali Kemal Bey, Simavi hakkında şöyle yazmaktadır: 

“Bir zamanlar Sedat Simavi diye basın alanına bir başka genç atılmıştı. Dersaadet, Payıtaht vesaire adlarıyla peşipeşine çıkardığı günlük gazeteleri ciddi bir bilgiden, en basit bir eğitimden, düzenlemeden yoksun olduğu için sürekli batırdı. Bu yolda babadan kalma önemlice bir mirası boş yere ziyan etti. Hanları, çiftlikleri elden çıkardı. Sonunda Güleryüz adıyla güldürmek şöyle dursun, adeta ağlatır fakat guya mizahi bir süreli broşür yayınına gereksinim duydu. Onunla da bir iş göremeyince söylentiye göre Ankara ile pazarlığa girişti. 

Özellikle aleyhimize çekinmeden ve sürekli yürümek koşuluyla, her sayıdan iki bin tane Anadolu’ya sattı. Artık o neşe ile muhalefete ve bana karşı neler yazmadı! Ne resimler yapmadı! Ne kepazelikler etmedi! Bari gülünç olsaydı. Hele bir nükteyi içerseydi bu maskaralıkların zararı yoktu. Ciddi saldırılara önem vermezken bu mizahi hücumlardan mı etkilenecektik?” 

Gerçekten Sedat Simavi Güleryüz’de işgalci Yunan kuvvetlerine ve ona karşı durmayan her kesime savaş açmıştır. Gazetenin büyük bir bölümüne savaş, Millî mücadele, Mustafa Kemal Paşa ve ordusu ile ilgili fıkra, çizim, mizahi parçalar hakim olup halka moral veren bir yayın politikası söz konusudur. Sedat Simavi Bey de Ali Kemal’in bu ağır eleştirilerine gereken cevabı gazetesi Güleryüz’de vermiştir. 

Gazetenin son sayfasında ayrı bir başlık ile İstanbul basınında o günlerde çıkmakta olan süreli yayınlar ile alay eden bir bölüm bulunmaktadır: “Tezvir-i Efkâr (Tasvir-i Efkâr ile alay ediyor), Akşam, Le Journal d’Orient, Prodos (Rumca gazete ile alay ediyor), Peyam-ı Sabah, Verçin Lur (Ermenice gazete ile alay ediyor), Sahte Eğlence, Çanak Yalayıcı, Le Bosphore, Vakit, Şaklaban”. 

Türk milliyetçiliği ve o dönemin kaçınılmaz Yunan düşmanlığı fikrini derinden hissettiğiniz bir dergi olan Güleryüz, Millî Mücadele ve Mustafa Kemal Paşa hakkında çok güzel görsel malzemeler de içeren kaynaktır. Çeviri yazımı ve tıpkı basımı yapılmalıdır.