Mustafa Kemal’in Çanakkale cephesi dönüşü İstanbul’da sıklıkla görüştüğü arkadaşı, Turing’in kurucusu, diplomat ve devlet adamı Reşit Saffet’dir (Atabinen). Bol bol kitap okuyan, kitaba düşkün bu iki aydın kişilik, imparatorluğun son yıllarında İstanbul’da bir süre aynı semtte, Beşiktaş-Akaretler’de otururlar. Dostlukları cumhuriyet devrinde de devam edecektir.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, muhteşem bir kitap müptelasıdır. Bu Anıt-kabir’de (bence atıl bir şekilde) tutulmakta olan muhteşem kütüphanesinden ve okunmuş, notlanmış kitaplarından bellidir.

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun kurucusu, diplomat ve devlet adamı Reşit Saffet Atabinen de çok büyük bir kitaplığa (günümüzde Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun Çeliktepe’deki genel merkezinde tutulmakta olan) sahiptir. Bol bol kitap okuyan, kitaba düşkün bu iki aydın kişilik, imparatorluğun son yıllarında İstanbul’da bir süre aynı semtte oturular. Bu yer Beşiktaş-Akaretler semtidir. Reşit Saffet Bey, babası flütist Miralay Saffet Bey’in Yeniköy’deki yalısından ayrı Akaretler’deki evlerinden birinde oturmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Paşa da aynı evlerden birinde annesi Zübeyde Hanım’la kalmaktadır.

Mustafa Kemal 1 Haziran 1915’te miralay (albay) rütbesini alır. 28 Temmuz’da 15. Kolordu komutanı olur. 8 Ağustos 1915’te Anafartalar Grubu ve 19 Ağustos’tan itibaren Anafartalar Grup Komutanlığı uhdesinde kalmak üzere 16. Kolordu komutanı olur. Bu tarihten sonra İstanbul’a gelen Mustafa Kemal, kitap tutkusu dolayısıyla, üstdüzey bürokrat ve diplomatlardan Reşit Saffet Atabinen ile arkadaşlığını pekiştirir. Elimizden geçen ve Mutfak Sanatları Akademisi kurucusu Mehmet Aksel Bey’in oluşturduğu Yemek Müze ve Kütüphanesi’nde korunmakta olan bir kartvizit, bu dostluğun en büyük belgesidir.

İlk kez paylaştığımız bu belge, Miralay Mustafa Kemal yazılı kartvizit ve onun arkasına yazdığı nottan oluşmaktadır. Kartvizitin arkasında Gazi’nin elyazısıyla şöyle denmiştir:
“Reşit Saffet Beyefendi’ye.. Sui-tesadüfat müşerref mülakatımızdan beni mahrum ediyor. Bu gece evde olsanız, büyük bir memnuniyetle ziyaretinize gelmek isterim. Mümkünse şimdi 18/10/1331 [31 Aralık 1915]. Saat 5′[den] sonra”.

Gazi yılın son günü, komşusu ve Batı kaynaklı muhteşem bir kütüphaneye sahip Reşit Saffet Bey’in evine gelmek için, onunla kitaplar üzerine konuşmak için can atmaktadır. Bu satırlar bir kitap aşığının, gerçek bir entellektüelin hissiyatını yansıtır.

Asım Us, Atabinen hakkında yazdığı yazıda (TTOK Belleteni No: 276-279, Atabinen Özel Sayısı), “Reşit Saffet Atabinen’in ailesi gençliğinde Beşiktaş Akaretlerinde oturmuştu; bu sırada Mustafa Kemal de bu ailenin bir aralık komşusu olmuştu. Bu münasebetle Reşit Saffet Atabinen’i tanımış olan Atatürk, kendisini Birinci Lozan Konferansına giden Murahhas Heyete Genel Sekreter seçdirmişti. Yine bundan dolayıdır ki Atatürk Milli Mücadele tarihini anlatan büyük Nutku’nun Fransızca’ya tercümesi için Reşit Saffet Atabinen’i vazifelendirmişti. Bu vazifesini de muvaffakiyetle yaptıktan sonra doğrudan doğruya Atatürk’ün gösterdiği adaylıkla Kocaeli’nden milletvekili seçilmişti. Eski rakkamların batı rakkamları şekline çevrilmesi Reşit Saffet Atabinen’in teşebbüsü üzerine olmuştur” diyerek yukarıda belirttiğimiz dostluğu teyid etmektedir.

1927-1934 arasında Kocaeli milletvekilliği yapan Reşit Saffet Bey’in (1858-1939) babası, ilk Türk orkestra şefi Miralay Saffet Bey’e Ankara’dan yazdığı bir mektup, hem Atatürk’le yakınlığını hem de Gazi’nin sofrasının ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermektedir:

“Canım Ciğerim Babacığım” İki dönem boyunca Kocaeli milletvekilliği de yapan Reşit Saffet Bey, babası Miralay Saffet Bey’e yazdığı mektupta, Çankaya’da Gazi’nin sofrasına davet edilmiş olmaktan duyduğu kıvancı anlatıyordu.

“TBMM azasına mahsus – Cuma

Canım Ciğerim Babacığım,

Afiyetle buraya geldim, işlerimin başına geçtim. Meclis’te, Tasarruf Cemiyeti’nde, Türk Ocağı’nda faaliyetlerime tekrar başladım. Akşamları ise bol bol okuyorum. Burası benim mesai sahamdır. Remzi Bey’i nadiren görüyorum. Geceleri bir yere çıkdığım yok. Yalnız evvelki akşam sevgili şefim Gazi Hazretlerinin iltifatlarına mazhar olarak Çankaya’da yemeğe davet olundum. Pek istifadeli bir akşam geçirdim. Bütün mesai direktiflerimi kendilerinden aldım. Sizi te’min ederim ki kendilerini gördükten sonra fazla heves ve gayretle çalışıyorum.

Babacığım sizin de resminiz daima başucumda olduğu için (ve olmasa da) simanız, şahsiyetiniz hiçbir an zihnimden, ruhumdan eksik değildir. Gece gündüz sıhhatinize, saadetinize, uzun ömrünüze dua ederek mübarek ellerinizden aşkla öperim canım babacığım.

Reşid Saffet (Ayşeciğime ve çocuklara muhabbetler. Sık sık Pangaltı’ya gidip kalmanızı çok rica ederim).”

Kitap okuma ve okunan kitap üzerine konuşma, kitap sohbetleri ile başlayan Mustafa Kemal-Reşit Saffet Atabinen dostluğu, Gazi’nin ölümüne kadar devam etmiştir. Bu kitap odaklı görüşmelerin içine bir ara Reşit Saffet Bey’in karısı Nurhayat Hanım’ın akrabası ve Gazi’nin eşi Latife Hanım da dahil olmuştur.