İnsanlar çok eskilerden beri, başlarına neler geleceğini ve niyetlerinin hayırlı olup olmadığını öğrenmek için çeşitli yollarla fal baktılar. Bunlardan belki de en özeli, rastgele bir sayfa açarak yapılan kitap falıydı. Minyatürlü fal kitapları, bu iş için üretilmiş en renkli örneklerdi. Türk ve Fars kültürlerinde kendine önemli bir yer edinen falnâme literatürünün en seçkin örneklerinden, bu toplumların inanç dünyasına dair küçük birer özet.

Osmanlı dünyasında yaşasaydınız ve sefere çıkmak, alım-satım yapmak, ortaklık kurmak, evlenmek, taşınmak, çocuğunuzu mektebe yazdırmak, devletlülerle görüşüp hacet dilemek, kul ve cariye alıp satmak yahut hacca gitmek gibi niyetleriniz olsaydı; bunların hayırlı olup olmadığını öğrenmek için bir kitap falı bakmak isteyebilirdiniz. Bunu Kur’an’dan, sevdiğiniz bir şairin divanından ya da sırf bu iş için tasarlanmış “falnâme” adı verilen fal kitaplarından yapardınız; eğer göz zevkinize de düşkünseniz, muhtemelen minyatürlü olanları ilk tercihiniz olurdu. 

1614-16 arasında minyatürlü bir fal kitabı hazırlayıp 1. Ahmed’e sunan vezir ve kitap onarıcısı Kalender Paşa’nın tavsiyesine göre, abdestten sonra üç ihlas bir fâtiha okuyup bu kitaptan rastgele bir sayfa açmalı ve çıkan minyatürün karşısındaki fal ile buradaki birtakım dinî öğütlere rıza göstermeliydiniz. Zaten falınıza çıkan minyatürler de çoğunlukla kadim dinî-mitolojik öğelerin tasvirlerini içerecekti.

Seyyâh-ı âlem Evliya Çelebi, 17. yüzyıl İstanbul’unda Hoca Mehmed Çelebi namında yaşlı bir falcı-nakkaş ile tanışmış. Bu adam, kendi üretimi olan minyatürleri 1 akçe karşılığında müşterisine “çektiriyor”, çıkan fala uygun bir de şiir söyleyip herkesi güldürüyormuş. Anlaşılan o ki onun minyatürleri Kalender Paşa’nın derledikleri gibi bir kitabın kapakları arasında saklı değil, teşhirlikti. Hocaya ait minyatürlerin akıbeti meçhul olsa da günümüze ulaşabilen örnekler bize Osmanlı inanç dünyasından türlü haberler veriyor. 

Âdem ve Havva

Kalender Paşa Falnâmesi’nin ilk sayfasını açtınız ve falınıza bu minyatür çıktı. Hemen karşı sayfada, minyatürdeki iki ilk insanın akıbetiyle paralel olarak sizin durumunuz yorumlanır: “Bu falın öncesi perişanlık, sonrası hayır ve hoşnutluk. Hakk sana devlet ve rızık verdiği hâlde sen kadrini bilmez, kötü hayallerin peşinde koşarsın”. Yazara göre fal sahibinin muradına erişmesi için yapması gereken bolca hayır işleyip Tanrı’ya boyun eğmek, kötü arkadaştan ve karşı cinsten sakınmaktır (Nakkaş Hasan’a atfedilir, TSMK H. 1703). Kalender Paşa Falnâmesi

Fakat yılan?

Hz. Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarılmasına sebep olan, İslâm’a göre Şeytan’dır. Ancak burada İncil’deki yılan anlatısı betimleniyor ve köşeye kendini beğenmişliğin sembolü olan gösterişli bir tavuskuşu konuluyor. Bir melek ise şaşkınlıkla olanları izlemekte. Bu detay, Müslüman nakkaşın dünyasında dinlerarası inanç öğelerinin oldukça geçişken bir yapıda olduğunu düşündürür. Kalender Paşa Falnâmesi

Hz. Ali talihi

Hz. Ali ölümünden sonra gerçek kişiliğinin ötesinde pek çok destana konu oldu. Bunlardan birkaçı ejderhalarla olan savaşını anlatır. Fâl-ı Kur’ân’daki bu tasvire göre de bir ejderhayla mücadele ediyor. Yüzü İran geleneğine göre örtülü çizilmiş. Fal kitaplarında Hz. Ali veya ona dair herhangi bir öykünün tasvirini çeken kişi talihlidir ve düşmanlarına üstün gelecektir (TSMK, H. 1702). Fâl-ı Kur’ân 

İmam ve dev

Şiî toplulukların önde geleni İmamiye’ye göre Hz. Ali ve onun hilafetini devam ettiren 11 imamı benimsemek bir iman konusu kabul edilir. Böylece imamlar da destanlara konu olur. Burada sekizinci imam Ali Rıza, su canavarını mızrağıyla öldürüp su insanlarını haylaz devin kötülüğünden kurtarıyor. Kalender Paşa’ya göre bu fal zafere işaret. Onun derlemesinde Safevî nakkaşların da çalıştığı tahmin edilmekte ve yüzünün örtülü çizilmesine bakılırsa, imam yüksek bir kutsal kişi olarak kabul görüyor. Kalender Paşa Falnâmesi 

Dabbetülarz

Kıyamet yaklaşınca bir elinde Hz. Musa’nın asası, bir elinde de mühr-i Süleyman’la ortaya çıkıp inanmayanların burunlarını mühürleyeceğine inanılan bir yaratık: Dabbetülarz. Görünüşü çok farklı biçimlerde düşlenmiş olsa da, üzerinde ittifak edilen nokta onun çeşitli hayvanlardan uzuvlar taşıdığıdır. Paşa’ya göre bu falı çektiyseniz hâliniz fena! Gam ve eleme işarettir; niyetlerinizi bir süre bekletmeli ve sıkıca tövbe etmelisiniz. Bu gibi kötü fallarda Paşa, talihi değiştirmek için, Sünnî inanış içinde hayli yadırganabilecek öneriler verir: Türbe ve mescitlerde mum yakmak ve adak adamak gibi. Öneriler arasında köprü onarmak ve cinsel perhiz de var. Kalender Paşa Falnâmesi 

Hipokrat ve Simurg 

Burada Simurg’u ve üzerinde Doğulu kostümleriyle tıbbın babası Bukrât’ı (Hipokrat) görüyoruz. Büyük İskender de çoğu kez onun gibi giydirilir ve Doğu-İslâm dünyasınca benimsenir. Efsaneye göre Bukrât bu kuşun sırtında Kaf Dağı’nın ardına ilaç edinmeye gitmiştir ve bu fal her konuda hayra işarettir. Kalender Paşa Falnâmesi