Bölge ülkelerini peş peşe vuran beş tropik fırtınalar, Texas, Florida gibi ABD eyaletleri ile Küba ve Dominik Cumhuriyeti gibi ada ülkelerinde büyük yıkıma neden oldu. Karayip ülkeleri ve ABD’de en az 170 kişi hayatını kaybetti. Boğaziçi Üniversitesi’nden klimatolog Levent Kurnaz, bu tür doğal afetlerde, ne kadar önlem alınırsa alınsın büyük ekonomiye sahip ülkelerin para, yüksek nüfuslu ülkelerin ise can kaybından kurtulamadığını söylüyor.

Kasırga sezonu Ağustos sonunda peş peşe iki büyük kasırga ile ABD’nin güney eyaletlerini vurdu. Can kayıpları ilk belirlemelere göre 170’e ulaştı. Bu yıl meydana gelen kasırgalar, yaklaşık 150 milyar dolar hasara yol açtı. Katia Kasırgası ve peşi sıra gelen José Kasırgası hızının bir bölümünü kaybetse de, onların takipçisi Maria, Dominik Cumhuriyeti’ni yerle bir etti.

Su kütlesindeki ısıdan beslenen bu tropik rüzgârların hızının normal durumlarda karaya doğru mesafe alırken azalmasıyla etkisi kısa sürmekte. Fakat 17 Ağustos’ta karaya çarptığında Harvey’in hızı 215 km idi. İki hafta sonra Irma, 295 km hızla onun üzerine geldi ve tarihte bilinen en şiddetli kasırga olarak kayıtlara geçti.

Kısa sürede birbiri ardına tekrarlaması ve her birinin şiddetlerini önemli ölçüde koruyarak karaya ulaşmaları, kasırgaların yıkıcı etkisini had safhaya ulaştırdı. Bu sırada Orta Amerika’da, Meksika açıklarında 8.1 büyüklüğün de bir de deprem gerçekleşti. Deprem, son yüzyılda meydana gelenlerin en büyüğüydü. İki hafta sonra Meksika, 7.1 ile bir kez daha sallandı.

Irma’nın acı bilançosu Kategori 5 şiddetindeki “tarihin en büyük kasırgası” Irma’da 81 kişi hayatını kaybetti, hasarın 65 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Kasırgalar, rüzgarlarının hızlarına göre 1’den 5’e kadar seviyelerle (118 km hızdan itibaren 153 km’ye kadar kategori 1, 177 km’ye kadar kategori 2, 208 km’ye kadar kategori 3, 251 km’ye kadar kategori 4, 252 km’den üstü kategori 5 şeklinde) sınıflandırılıyor.

Bu yıl Atlas Okyanusu iki kez kategori 5 seviyesinde kasırga gördü. Kategori 4 seviyesindeki Harvey sırasında yağan yağmurdan dolayı sel sularıyla boğuşmak zorunda kalan büyük bölgeler olmuştu. Harvey Kasırgası’nın maddi bilançosu 75 milyar doların üzerinde olsa da can kaybı sadece 71 kişiydi. Kategori 5’teki Irma Kasırgası’nda 81 kişi hayatını kaybetti, hasarın 65 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Daha sonra Karayip Denizi’nde rüzgarların hızının artması sonucu Katia Kasırgası meydana geldi. Jose, kategori 4’e kadar yükseldi fakat kategori 1 seviyesinde kıyıya vardı. Kategori 5 seviyesindeki Maria ise Irma’nın harap ettiği yerleri bir kez daha vurarak zararı katladı.

Atlas Okyanusu’nda görülen fırtınalarda rüzgâr hızlarını, yağış miktarlarını ve yönlerini önceden belirlemek ve ölçebilmek mümkün olduğundan, son yıllarda can kaybı fazla olmuyor; fakat büyük maddi hasarlar kaçınılmaz oluyor. Kasırgalar konusunda #tarih’e bilgi veren Prof. Dr. Levent Kurnaz, Irma Kasırgası’nın ABD’nin Florida Eyaleti’ne doğru gideceği ve büyük hasar yaratma potansiyeli taşıdığı neredeyse bir hafta önceden belli olduğundan, bu fırtınadan zarar görebilecek kişilerin çoğunluğunun tahliye edilebildiğini söylüyor. Fakat Prof. Kurnaz, bir noktaya dikkati çekiyor: “Her ne kadar televizyonlarda ABD’yi vuran kasırgalardan bahsediliyor olsa da, özellikle can kaybı açısından bakıldığında Atlas Okyanusu’ndaki fırtınalar Pasifik Okyanusu’nun batısı ve Hint Okyanusu ile kıyaslandıklarında aynı derecede ciddi insan kayıplarına yol açmıyor”.

Tarihte en fazla can kaybına yol açan otuz fırtınaya baktığımızda bunlardan sadece bir tanesinin, 1780’deki (fırtınalara isim verilmeye başlanmadan önce) Büyük Kasırga’nın Atlas Okyanusu’nda oluştuğunu belirten Kurnaz, altı tanesinin Çin ve Japonya’yı etkilediğini söyledi. Geri kalan yirmi üç büyük fırtına ise Hindistan, Burma ve Bangladeş’e zarar veren fırtınalar olmuş. Bu da, tarihte olduğu gibi bugün de büyük fırtınalardan fakirlerin daha fazla zarar gördüğünü gösteriyor.

Amerika’yı vuran kasırgalarla türdeş, 1970’te Bangladeş’i vuran Bhola Siklonu 500.000’e yakın insanın ölümüne yol açmıştı. 1970 Kasım’ının başında Hindistan’ın doğu tarafındaki Bengal Körfezi’nde oluşan bu fırtına Bangladeş’i vurduğunda, oluşturduğu rüzgârın hızı saatte 185 kilometreyi geçiyordu. Bhola Siklonu ile kıyasladığımızda 2005’te ABD’deki Katrina Kasırgası (180 km, kategori 3) resmi olarak 1.836 kişinin ölümüne, fakat 108 milyar dolar maddi hasara yol açmıştı.

Afetin bilimi

Neden kasırga olur?

Okyanuslar üzerinde ısınarak yükselen havanın yerinde düşük basınç merkezleri oluşur ve o bölgede ortaya çıkan kuvvetli rüzgârlar bu merkezleri takip ederek hareket eder. Merkezin altındaki su ne kadar sıcaksa basıncı da o denli düşük olur; buna bağlı olarak da rüzgarlar o denli hız kazanır. Sıcak hava merkezin etrafında kuzey yarım kürede saat yönünün tersine, güney yarım kürede ise saat yönünde döner. Bu fırtınaların gözlendiği yerler Ekvator’un hemen kuzeyi ve güneyidir.

Ekvator’un kuzeyinde, Atlantik Okyanusu ve Amerika Kıtası’nın batı kesiminde görüldüklerinde kasırga, Pasifik Okyanusu’nun batı kıyılarında, Asya’nın açıklarında meydana geldiklerinde tayfun, Hint Okyanusu’nda ise siklon adını alır. Karalar denizler kadar enerji sağlayamadığından rüzgârlar bu fırtınayı karaya doğru sürüklediğinde bu büyük fırtınalar gücünü kaybeder. Bu nedenle Türkiye ve çevresinde bu denli büyük ve güçlü fırtınalar gözlenmez.

Fırtınalara hep kadınların isimlerinin verildiği ise doğru değildir. Okyanuslarda oluşan fırtınaların rüzgâr hızları belirli bir seviyeyi geçince bu fırtınalara önceden belirlenmiş bir listeden sıradaki isim verilir. Genelde isim listeleri bir kadın bir erkek ismi olacak şekilde hazırlanır. Son ayda Atlantik Okyanusu’nda gördüğümüz Harvey ve Jose erkek, Katia, Irma ve Maria kadın isimleridir.