Geçen aylarda Twitter’ın Rusya ve Çin’in yanısıra Türkiye kaynaklı 7.340 hesabı da “trol faaliyetleri” kapsamında askıya alması, sosyal medyadaki “algı yönetimi” tartışmalarını alevlendirmişti. Türkiye uygulamayı protesto etti ve Twitter’ı “kara propoganda” yapmakla suçladı.

Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından Twitter 12 Haziran 2020’de Türkiye’den 7 bin 340 hesabı manipülasyonu engelleme politikalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle kapattığını açıkladı. Twitter, bu hesapların AK Parti’nin gençlik faaliyetleri ile bağlantılı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.

Twitter’ın açıklamasında, “Esas olarak Türkiye içerisindeki kullanıcıları hedef alan, koordineli bir şekilde sahte faaliyetlerde bulunan kullanıcıların oluşturduğu ağın” 2020 başlarında tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, “Bu ağın teknik göstergeleri ve hesapların davranışlarına dayanarak yaptığımız analizlerde, sahte ve ele geçirilmiş hesapların, AK Parti yanlısı siyasi söylemlerin yayılması için kullanıldığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü destek verdiği görülmüştür. Bugün 7 bin 340 hesabı arşivlerde ifşa ediyoruz” denildi.

Twitter’ın 12 Haziran 2020’de yaptığı açıklamaya göre dünya genelinde 32.242 hesap engellenmişti.

Twitter, sözkonusu hesapların belirlenmesiyle ilgili araştırmanın Avustralya Strateji Politikaları Enstitüsü (ASPI) ve Stanford İnternet Gözlemevi (SIO) ile birlikte yapıldığını aktardı. Twitter’ın açıklamasında, yapılan teknik incelemenin söz konusu ağın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gençlik örgütlenmesiyle bağlantılı olduğuna ve çok sayıda ele geçirilmiş hesabı içeren merkezi bir şebekeye işaret ettiği ifade edildi.

Açıklamada, “Bugün ifşa ettiğimiz ağ içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetini eleştiren hesaplar da var. Bu ele geçirilen hesaplar, düzenli olarak yukarıda belirtilen devlet aktörleri tarafından hack’lenme ve ele geçirme çabalarının hedefi olmuştur. Bu geniş ağın aynı zamanda kripto para birimleriyle ilişkili spam gibi ticari aktiviteler için de kullanıldığı görülmüştür” denildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Twitter’ın kararını tarihî bir skandal olarak değerlendirmişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise yaptığı açıklamada iddiaların gerçekdışı olduğunu söyledi ve Twitter’ı ideolojik kara propaganda yapmakla suçlayarak şunları söyledi: “Twitter’ın yaptığı açıklamada kapatılan hesapların Sayın Cumhurbaşkanımıza destek amacıyla açılan ‘sahte’ hesaplar olduğu ve bu hesapların tek bir merkezden yönetildiği iddiası gerçek dışıdır.

Hesapların kapatılması kararına dayanak olarak öne sürülen birtakım dökümanların da bilimsellikten uzak, taraflı ve siyasi saiklerle oluşturulduğu açıkça görülmektedir. Merkezi ABD’de bulunan bir şirketin almış olduğu kararı, ideolojik yaklaşımlarını bilimsel veri olarak pazarlamaya kalkışan birtakım eşhas tarafından hazırlanmış raporla meşrulaştırma çabası tarihî bir skandaldır.

Tek bir teknik kanıt sunulmaksızın, tamamen varsayımlardan harekele, ilgili-ilgisiz birçok sosyal medya hesabını aynı potada eritme amacı taşıdığı açık olan bu adımın atılması, yine somut dayanaktan yoksun şekilde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ve bir siyasi hareketin zan altında bırakılması kabul edilemez.

‘Yeşil Küre’ kampanyası: Haziran ayında sosyal medyada başlatılan 40 günlük “yeşil küre” kampanyası, özellikle iktidar partisini destekleyen hesaplar tarafından “küfürü, hakaret ve dezenformasyonu görünür kılmak” için kullanıldı.

Şeffaflık ve ifade hürriyet kılıfına saklanmış bu ceberut yaklaşım bir kez daha göstermiştir ki; Twitter bir ticari sosyal medya kuruluşu olmanın ötesinde belirli bir siyasi ve ideolojik yaklaşımı benimseyen, bu yaklaşımına uymadığını düşündüğü tüm kullanıcılara ve aktörlere çamur atmaktan çekinmeyen bir ideolojik kara propaganda makinasına dönüşmüştür.

Çok yakın geçmişte özellikle ABD’de şahit olduğumuz tartışmalara da düşünüldüğünde, Twitter’ın siyaseten Türkiye Cumhuriyeti’ni konumlama arzusu, kuruluşun PKK ve FETÖ gibi Türkiye’ye düşman yapıların kara propaganda faaliyetlerine kol kanat germe isteği ve Türk siyasetini dizayn etme hevesi net bir şekilde görülmektedir. Geçmişte bu tür yollara tevessül etmiş birçok yapının nihayetinde nasıl bir akıbetle başbaşa kaldığını bu şirkete hatırlatmak isteriz.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti hiçbir surette sahteciliğe, manipülasyona ve dezenformasyona geçit vermeyecek, ülkemizde ve tüm dünyada her zaman hakikati, hür düşünceyi ve dijital farkındalığı güçlendirmek için çalışmaya devam edecektir”.

Trolleme Yöntemleri

Gündem yok, itibar yalan…

Dezenformasyon: Olmayan bir haberi kasıtlı olarak gerçekmiş gibi yaymak ya da mevcut bir haberi manipüle etmek.

Suni Gündem Oluşturma: Gündemde olmayan, hatta bazen tamamen fabrikasyon olayları/konuları aynı anda çeşitli platformlar üzerinden yaygın olarak paylaşarak gündeme taşımak.

“Toplumsal Deney”: Özellikle siyasi doğruculuk yüzünden maskelendiğini düşündükleri konularda insanların gerçek hislerini ortaya çıkarmak ve tepkilerini ölçmek için kışkırtıcı bir argüman ortaya atmak.

“İtibar Suikastı”: Özellikle siyasette ya da popüler kültürde ön planda olan kişilerin itibarına veya güvenilirliğine zarar vermek için haksız suçlamalar, dayanaksız iddialar ve manipülasyon yoluyla sürekli çaba göstermek.