Dünyada 1918-1920 arasında görülen İspanyol Gribi (İnfluenza) felaketi Türkiye’yi de vurmuş; halkın hastalıklardan korunması, sağlıklı yaşama, evlerde hijyen, çocukların sağlığı için önlemleri içeren kitaplar basılmıştı. Günümüzde sosyal medyada tartışılan, yazılıp çizilenler ile neredeyse birebir benzerlikler gösteren bu kitapları hatırlayalım.

İnsanoğlu tarih boyunca dünyayı kasıp kavuran salgın hastalıklara karşı mücadele etmiştir. Dünya tıp tarihi kayıtları, yüzbinlerce insanın ölümü ile sonuçlanan salgınlar ile doludur. Veba, kolera, tifüs, sıtma, humma, grip gibi hastalıklardan pek çok insan hayatını kaybetmiş ve bu olaylar sırasında tutulan kayıtlar için sayısız araştırmalar yapılmış, kitaplar yayımlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü coğrafyada meydana gelen salgın ve bulaşıcı hastalıklar hakkında yapılmış pek çok araştırma ve kitap vardır. Özellikle kolera ve sıtma hastalıkları hakkında gerek koruyuculuk, gerekse tarihi hakkında eski Türkçe hatırı sayılır bir kitap birikimi bulunmaktadır.

20. yüzyıl başı eski Türkçe kitaplarda tephir memurları (solda) ve maskeli bir sağlık personeli (sağda).

Dünyada 1918-1920 arasında görülen İspanyol Nezlesi (İnfluenza salgını), bu literatüre yeni kitaplar da eklemiştir. Bu hastalık konusunda biri Samsun’da (Raif Hasan, İspanyol Nezlesi, Samsun, Şems Matbaası, 1335/1919, 28 sayfa), diğeri İstanbul’da Doktor Gazetesi sahibi ve sermuharriri Avanzade Mehmed Süleymantarafından İspanyol Nezlesi adıyla kaleme alınan iki kitap vardır. Avanzade’nin kitabını Bayezid’de Maliye karşısında (Ferruh-zadeler) bulunan pul, kartpostal, kırtasiye ve kitap ticarethanesi yayımlamıştır. 1920’de Şehzadebaşı’nda bulunan Evkaf Matbaası tarafından basılan eser 16 sayfadır ve 5 kuruş fiyatla satılmaktadır (NTV tarih Haziran 2009 sayısında bahsetmiştik).

Salgına karşı bilgi İstanbul’da basılmış, salgınlar karşısında kaleme alınmış kitaplar içinde İspanyol Nezlesi var.

Kitaptan anlaşıldığına göre eserin yayımlandığı tarihlerde İstanbul’da pek çok hastalık ortalığı kasıp kavurmaktadır. Eserin girişine “Bir iki söz” başlığı ile yazılan önsözde “İstanbul’umuz da frengi, belsoğukluğu, uyuz gibi emrâz-ı efrenciye ve cildiye hüküm-fermâ (hüküm sürerken) olurken ve bunların def’i ve izâlesi (yok etme) çareleri aranılırken bunlara zamimeten (ek olarak) birde veba, lekeli humma, İspanyol nezlesi gibi müthiş ve mehâlik illetler başgösterdi” denilmektedir. Yine aynı bölümün içinde “Geçen sene bu menhus nezle şehrimizde zuhur ederek on dört bini mütecaviz (aşkın) vatandaşımızı, insan kardaşımızı bi-insafane aramızdan alarak ebediyete götürmüştü” ifadesi yer almaktadır ki bir önceki salgında İstanbul’da 14 binin üzerinde ölüm olduğunu belirtmektedir.

Kitapta bu hastalığa karşılık ihmal edilmeden alınması gereken tedbirler sıralanmaktadır. 10 maddeden oluşan bu önlemler içinde, hastalığa yakalanmış olanlarla görüşmemek; sinema, tiyatro ve pazar mahalleri, kahvehanelere gitmemek; soğuk almamak; işret etmemek; ağzı sık sık yıkamak; dişleri temiz tutmak; öksürürken ağıza mendil kapamak; en ufak bir kırıklık hissinde doktora gitmek; hastayı ayrı bir odaya taşımak gibi sağlık tedbirleri bildirilmektedir.

Ayrıca sağlık başkanlığının okulların kapanması için millî eğitime; sinema ve tiyatroların kapanması için de polise başvurduğu yazılıdır. Hastalığın ilk kez Şişli semti tarafında başladığı da verilen bilgiler arasındadır.

İstanbullulara mümkün olduğu kadar sokağa çıkmamaları tavsiye olunan eserde, üniversitenin ve sultani mekteplerinin 15 gün tatil edildiği ifade edilmektedir. İspanyol nezlesinin taun, veba gibi hastalıklardan bile mühim bir illet olduğunu söyleyen Eczacı Binbaşı Avanzade Mehmed Süleyman, eserini “Cenab-ı Hak ümmet-i İslâmiye ile bilad-ı Osmaniyeyi her türlü kötülük ve felâketten korusun” diyerek bitirir.

Salgın Hastalıklara Karşı Nasıl Mücadele Etmeli?

İstanbul’da basılmış, salgınlar karşısında kaleme alınmış ikinci bir kitap Salgın Hastalıklara Karşı Nasıl Mücadele Etmeli? adını taşır. “Amerikalı bir heyet-i etibba tarafından” hazırlanmış olan bu eser İstanbul’da misyoner faaliyetlerinin bir tezahürü olarak basılmıştır.

Kitabın bölümleri şu şekildedir:  Salgın Hastalıklar ve Sebepleri, Grip (İspanyol nezlesi) ve Tarz-ı Tedavisi, Zatü’l Dimağ Naim (uyku hastalığı), Nezleler, Akciğer Veremi Tahaffuz ve Tedavisi, Çocuk Hastalıkları, Hastalıkların Önünü Nasıl Almalıyız?, Su Mükemmel Bir Devâdır, Tedavi-i bil-mâ’, Bir Hastanın Odası, Sıhhatin Kanunları”. İstanbul’da, Şirket-i Mürettibiye Matbaası’nda 1924’te basılan 152 sayfalık eser oldukça geniş ve detaylı hazırlanmış bir çalışmadır. İçinde resim ve çizimlerin de bulunduğu kitap Risale Şirketi (Galata Postahanesi Kutusu, 109) tarafından daha çok hediye edilen bir basımdır.

“İnfluenza, tabir-i diğerle İspanyol nezlesinin 1919 senesindeki son istilâsına kadar bir salgın hastalığın bu derece hayretbahş bir miktarda vefiyatı (ölümü) mucib olduğu ve bu derece müthiş bir süratle bir milletten diğerine ve bir kıt’a-i arzdan diğerine intişar ettiği hiç görülmemişti” cümlesi ile başlayan kitap, halkın hastalıklardan korunması, sağlıklı yaşama, evlerde hijyen, çocukların sağlığı için önlemler gibi günümüzde de sosyal medyada tartışılan, yazılıp çizilenler ile neredeyse birebir benzerlikler göstermektedir. Tek fark kitabın 1924’te, yani günümüzden 96 yıl önce basılmış olmasıdır!

Osmanlı dünyasında basılmış olan üçüncü eserimiz ise İspanyol nezlesi (gribi) isimli hastalık öncesinde deniz araçları ve limanlara giren gemilerin, salgın ve bulaşıcı hastalık taşımalarını önlemek, şehre gemide var olan hastalığın kente bulaşmaması için uygulanacak olan tedbirleri ve bunun denizcilik sektöründe kabul edilmiş kurallarını anlatan bir kitapçıktır.

“İnfluenza, tabir-i diğerle İspanyol nezlesinin 1919 senesindeki son istilâsına kadar bir salgın hastalığın bu derece hayretbahş bir miktarda vefiyatı (ölümü) mucib olduğu ve bu derece müthiş bir süratle bir milletten diğerine ve bir kıt’a-i arzdan diğerine intişar ettiği hiç görülmemişti”.

Bahriye Matbaası’ndan Sefâin Patenteleri ve Karantinahane ile Olan Muamelât-ı Sıhhiye kitabı 1916’da İstanbul’da basılmış.

Korvet Tabibi Salâhaddin Ali’nin İstanbul’da 1916’da Bahriye Matbaası’nda basılan Sefâin Patenteleri ve Karantinahane ile Olan Muamelât-ı Sıhhiye isimli kitabı da, Osmanlı Devleti’ni uzun yıllar meşgul eden salgın hastalıklar ve karantina konusunda basılmış ilginç kitaplardandır. Künye sayfasında “Sefâin ettibasıyla bilcümle kaptan ve liman reisleri için mucib-i istifade (faydalı) muamelât-ı sıhhiyeden bâisdir” açıklaması bulunan bu 22 sayfalık kitapçıkta, “Karantina ve Envaı (çeşitleri), Karantina Rüsumu (vergisi), Umur-ı Sıhhiye Vezâifi, Pantenteler ve Envâı, Sefâine Çekilen Karantina Bayrakları, Pantente-i Vize Muamelesi ve İttihaz Olunacak Tedabir-i Sıhhiye, Haricle İhtilât, Sefinede Hastalık Zuhurunda Yapılması Lazım Gelen Tedâbir-i Sıhhiye, Sefinede Mevt ve İlâmât-ı Mevtiye, Sefine Tabibinin Vezâifi, Sevkiyâtı Müteâkib Sefinenin Tathirâtı, Karantina Vaziyetinde Vazifedâr Eşhâs-ı Mesule, Karantina Nizamatına Muğayyir Hareket Edenler Hakkında Yapılacak Muamele-i Kanuniye, Liman Reislerinin Karantina Hususundaki Vazâifi” başlıklı bölümler bulunmaktadır.