1912’den itibaren yayımlanan ve daha sonra kısmen günümüz Türkçesine kazandırılan “ihsaiyât yıllıkları”, İstanbul’la ilgili önemli istatistik bilgileri içerir. Döneminin önde gelen yazar ve uzmanları tarafından yazılan yazılar, bu başvuru kitaplarını İstanbul tarihi açısından benzersiz kılar. Dört kez basılan bu eserin tam takım Türkçeye aktarılması büyük bir kazanç olacaktır.

Araştırıldıkça hazineler içeren, gizemli bir kent olduğu tekrar tekrar ortaya çıkan bir şehir İstanbul. Kent tarihçileri, sosyal araştırmacılar bu kadim dünyayı yüzyıllardır keşfetmeye çalışmakta, kafa yormaktalar. İstanbul’un eski harfli kaynakları üzerine çalışanlar son yıllarda artan bir hızla çoğalmakta.

İstanbul Şehremaneti
Mecmuası, İBB Kütüphane
ve Müzeler Müdürlüğü
tarafından tıpkıbasımı ile
birlikte çeviri yazısıyla sıralı
olarak yayımlanıyor.

İstanbul’un 100 Kitabı (İstanbul’un Yüzleri Serisi: 62, İstanbul, 2012) isimli çalışmamızda tanıttığımız eski harflerle basılmış 100 eserin kimileri, geçen yıllarda günümüz alfabesiyle yayımlanarak okuyucu ile buluştu. Bu eserlerden cumhuriyetin ilanı sonrasında İstanbul Şehremaneti (Belediyesi) tarafından çıkarılmaya başlayan İstanbul Şehremaneti Mecmuası da, Temmuz 2022’den itibaren İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından tıpkıbasımı ile birlikte çeviri yazısıyla sıralı olarak yayımlanmaya başladı.

Eylül 1924 tarihinde ilk sayısı çıkan İstanbul Şehremaneti Mecmuası, dönemin belediye başkanı Operatör Emin (Erkul)’un (1881–1964) teşvikleriyle İstanbul Belediyesi bünyesinde hazırlanmış ve Şehremaneti Matbaası’nda basılmıştı. Derginin uzun yıllar, yani Türk karakterlerinin kabul edilmesi sonrasında da süren yayın hayatında; başta “vilayet mektupçusu” unvanlı Osman Nuri Ergin ve Prof. Süheyl Ünver ve Sermet Muhtar Alus olmak üzere, Ali Suat, Reşat Ekrem Koçu, Hasan Sırrı Örik, Haluk Nihat Pepeyi, Dr. Rıfat Osman, Hilmi Ziya Ülken, Muhittin Üstündağ, Hasan Ali Yücel de yazıları ile destek vermişti.

İstanbul tarihi açısından çok önemli bir kaynak olan bu süreli yayın hakkında, Prof. Zafer Toprak ve Semavi Eyice’nin inceleme ve yazıları referanstır. Belediyecilik ve İstanbul’un tarihine ait müstesna yazıları içeren dergiyi kurguluyan kişi Zafer Toprak Hoca’ya göre Osman Nuri Ergin’dir.

2022’de yeniden okuyucu ile buluşan derginin giriş yazısında, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi belleğine/tarihine sahip çıkma anlayışıyla gerçekleştirilen yayınlara, ilk sayısı 1912’de yayımlanan İstanbul Beldesi İhsaiyat Mecmuası başta olmak üzere diğer eski harfli belediye yayınlarının da günümüz alfabesiyle yeniden basımı ile devam edilecektir” denmektedir.

1990’larda Tarih Vakfı ta­rafından çıkarılan İstanbul dergisinin “Mahalle” dosya­sında (Ocak 2002, sayı: 40) “İstanbul’un Mahalle İsimle­rine Ait Kaynaklar ve 1876– 1877 Tarihli Esâmi-i Mahal­lât” başlıklı makalede ilk defa tanıttığımız “İhsaiyat Mecmu­aları”nı yeni bilgiler çerçeve­sinde tekrar ele alalım.

İstanbul İhsaiyât Mecmua­ları’nın ilki olan 1912 yıllığı­nın tarihsiz baskısının ilk iki sayfasında “Medhal” başlıklı bir giriş vardır. Girişte, Cemil (Topuzlu) Paşa’nın başkanlı­ğında belediyenin bütün şu­belerinde olduğu gibi istatis­tiklerin toplandığı “İhsaiyat” bölümüne de gereken önemin verildiği, böylelikle ilk İstan­bul Şehri İhsaiyât Mecmua­sı’nın yayımlanabildiği açık­lanmaktadır.

Haritalarla 1919 İstanbul’u Sadece 4 defa yayımlanan ihsaiyât yıllıkları içindeki mahalle esamileri, 1919’da harita üzerinde belediye dairelerine bölünmesini (üstte) ve İstanbul’da nüfusun etnik dağılımını gösteriyor (üstte, solda).

Eserin ilk 15 sayfasında İs­tanbul mahalleleri listeleri yer alır. Bu “Huruf-ı Hecâ Terti­biyle (alfabe) Esâmi-i Mahal­lât” bölümünde, o tarihte İs­tanbul’da mevcut 513 mahalle­nin isimleri kayıtlıdır.

Elimizdeki nüshanın sağ üst köşesinde “Şehremane­ti İstatistik Kalemi” kaşesi ve onun altında da silik ol­makla birlikte “Mübarek Galib” ismi okunmak­tadır. Yine iç kısım­da 2 sayfalık giriş bölümünün so­nunda da “İstatis­tik Şubesi” kaşesi ve “Mübarek” im­zası görülür.

Şehremaneti mührü

Böylece İstan­bul’un ilk istatistik kitabını hazırlayan kişi­nin Sadrazam Edhem Pa­şa’nın torunu, Osman Hamdi Bey’in yeğeni Mübarek Galib Bey olduğunu da öğreniyoruz. Edhem Eldem’in verdiği bi­yografik bilgiye göre 1870’te doğan Mübarek Galib Bey, Av­rupa’da okumuş; 1901’de Arke­oloji Müzesi’nde çalışmış, “is­tatistik kalemi” başta olmak üzere muhtelif devlet daire­lerinde görev yaptıktan sonra Millî Mücadele yıllarında An­kara’ya geçmiş; 1921’de Maarif Vekaleti’ne bağlı “hars (kül­tür) dairesi”nin başına gelmiş; 1925’e kadar bu görevde kal­mıştır. 18 Şubat 1938’de İstan­bul’da ölen Mübarek Galib Bey’in ayrıca Ankara üze­rine çok güzel bir eseri ve eski paralar üzerine uzmanlığı vardır (Os­man Hamdi Bey Sözlü­ğü, sayfa: 390).

İhsaiyât yıllıkları, İstanbul hakkında pek çok özel bilgiyi barındı­rır. Sadece 4 defa yayım­lanan bu eserlerin içinde­ki mahalle esamileri hemen hemen aynı bilgileri içerir. 1919’a ait mecmuanın 12.-30. sayfalarında “Esâmi-i Ma­hallâtın Devâire (dairelere) Taksimi” ve “Huruf-ı Hecâ Tertibiyle Esâmi-i Mahallât” bölümleri yer alır. Kitapta bu­lunan listeye göre İstanbul’da 1919’da Bayezid Dairesi 124 mahalle, Fatih Dairesi 218 ma­halle, Beyoğlu Dairesi 104 ma­halle, Yeniköy Dairesi 31 ma­halle, Anadolu Hisarı Dairesi 22 mahalle, Üsküdar Dairesi 40 mahalle, Kadıköyü Dairesi 11 mahalle, Adalar Dairesi 11 mahalle, Makriköy (Bakırköy) Dairesi 8 mahalle olmak üzere toplam 569 mahalle bulunur.

İhsaiyât mecmualarında 1920’lerin Galata Köprüsü

Dört eserde de şehrin ölçü­leri, yangın yerleri, caddeler, meydanlar, bahçeler hakkında bilgiler yer alır. Özel bir bölüm ise kentin nüfusu ile ilgili­dir. Camiler, tekke ve zaviye­ler, kiliseler, sinagoglar isim isim sayılır. Eğitim bölümün­de mektep ve medreseler, kü­tüphaneler, müzeler, matbaa­lar, gazeteler, çocuk bahçeleri, hayvanat ve nebatat bahçeleri hakkında bilgiler sıralanır. Ba­yındırlık işleri bölümünde ise sular, bentler, deniz hamam­ları, hamamlar, mezbahalar, hastaneler, eczaneler, mezar­lıklar, haller, fırınlar yazılıdır. Güvenlik bölümünde şehrin asayişi, zıraat bölümünde ise kentte üretilenler ve üretim yerleri, balıkçılık faaliyetleri­nin istatistikleri görülür.

Bu eserler, İstanbul kent tarihi, sosyolojisi, kültürü, ekonomisi, coğrafyası üzerine sağlıklı, doğru bilgileri bulabi­leceğimiz başvuru kitaplarıdır. Kısa zamanda tam takım bu­günkü Türkçeye aktarılararak da yayımlanması çok büyük bir kazanç olacaktır.