90’lı yıllar popun tırmanışına sahne olurken, müzik dünyası yeni yüzlerle tanışır. Toplumsal meselelere değinen şarkılara Türkçe sözlü rock’ın protest tınıları karışır. Onyılın ikinci yarısında kabaran milliyetçi dalga, işi şarkıda silah patlatmaya kadar vardırır.

Kayahan’dan Serdar Ortaç’a, kasetten CD’ye uzanan yıllar… Güneydoğuda yaşananlar, faili meçhuller ve “derin” devlet, memleketi giderek karanlıklaştırırken arada “patlayan” pop, bir sürü insanın yüzünü güldürür. Yonca Evcimik’ten Tarkan’a, Candan Erçetin’den Mirkelam’a, Çelik’ten Yıldız Tilbe’ye pek çok isim, bu yıllarda parlar. Kesmeşeker, Kramp, Kumdan Kaleler gibi gruplar, yüz ağartan çalışmalar yapar.

Kayahan’ın 1991 tarihli albümü “Yemin Ettim” yeni bir melez türün öncüsüdür. Arabesk ve pop, bu albümde birbirine karışır. Türlerin ayrımsanamayacak hale gelişinin ilk örneğidir bu. Sonrası gelir.

1991’de “Abone” ile başlayan “pop”un yükselişi, hızla artan ürünlerin piyasayı doldurmasıyla engellenemez bir hal alır. Sezen Aksu’nun yorumladığı “Hadi Bakalım” ve Nilüfer’in “Şov Yapma”sıyla hızlanan akım, yeni şarkılar ve yeni şarkıcılarla devam eder. Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel, Mustafa Sandal, Rafet El Roman, Asya, Deniz Seki ve diğerleri… Bu dönemde, en çok iş yapan şarkıların üreticileri, Aysel Gürel-Onno Tunç-Garo Mafyan üçlüsüdür.

Bu yılların fenomeni Tarkan’dır. “Kıl Oldum Abi”yle girdiği piyasada, başta tutunamaz. Sonrasında Sezen Aksu’nun desteğini alan Tarkan, “Acayipsin” ile bir anda zirveye oturur. Nazan Öncel ile 2000’li yıllarda yapacağı ortak çalışmalarla Tarkan, Erol Büyükburç’tan sonra ikinci “kült” şarkıcı olarak tarihte yerini alır.

Canlı yayında “çişim geldi” deyince bazılarının “kıl olduğu” Tarkan, Acayipsin’le zirveye yerleşti. (1994)

Nazan Öncel, tarzı ve tavrıyla 90’lı yıllarda sığınılan bir limandır. Bir kadının, bu kadar açık sözlü olması, çok rastlanan bir şey değildir. Bu özelliği, onu diğerlerinden ayırır. Çocukken yaşadığı tacizden memleket ahvaline pek çok şeyi şarkılarında dillendiren, gerektiğinde “sokarım politikana” diyebilecek cesareti gösteren Öncel, 90’lardan bugüne pop piyasasının besleyicilerinden.

90’lı yıllar pop söyleyenlerin, toplumsal meselelere gösterdikleri duyarlılıklara da sahne olur. Sezen Aksu “Cumartesi Anneleri” için şarkı yapar. Orhan Gencebay ve Mahsun Kırmızıgül, şarkılarında bu topraklarda herkesin kardeş olduğunu anlatır; Ferdi Tayfur, kayıpların bulunması için çalışır; Zülfü Livaneli ise, bu kez, sokak çocuklarının kurtuluşu için savaşır.

90’larda, ikinci pop patlamasından daha “sahici” başka bir patlama da yaşanır. Bulutsuzluk Özlemi’nin 1989’da “Acil Demokrasi / Uçtu Uçtu” ile açtığı yol, rock’un piyasada ilgi görmesini sağlar. Türkçe sözlü rock yapan topluluklar ve şarkıcılar birbiri ardına ortaya çıkar. Bu dönemde, Haluk Levent’ten Murat Göğebakan’a, “Anadolu-rock yapıyorum” diyenler sarar ortalığı, fakat bunda, Anadolu-pop’un naifliğinden ve saflığından eser yoktur. İlerleyen yıllarda tanıdığımız Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Teoman gibi isimler farklı bir çizgi izler ve başarılı olurlar.

Nazan Öncel, farklı duruşu ve yaratıcı üretkenliğiyle 90’lardan günümüze müzik dünyasını besliyor.

24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu’nun öldürülmesi ve aynı yıl 2 Temmuz’da gerçekleşen Sivas katliamı, herkesi derinden sarsarken, o yıl ve sonrasında bu olayları anlatan pek çok şarkı yapılır ve bu şarkılar -başta Selda’nın “Uğurlar Olsun”u çok dinlenir. Sezen Aksu’nun “Işık Doğudan Yükselir”i büyük tartışma yaratırken, Cartel, pek de farkında olmadan, milliyetçi bombayı patlatacak fitili ateşler.

Şarkıdaki silah sesi

90’lı yılların yükselen değeri milliyetçilik. Bu on yılın ikinci yarısı, “hepimiz kardeşiz” temalı milliyetçi şarkılarla geçer. Ercan Saatçi’ninki, en sertlerinden biri: “Biz burdayız gitmeyiz / Ülkemizi bekleriz / Karşı çıkan olursa…” sözlerini müteakip şarkıya yerleştirilen silah efekti, bize o yılların tavrını gösterir. “Ya sev ya terk et!” sloganının her yerde dillendirildiği yıllardır bunlar.
Pop söyleyenlerin, “Türküz, doğruyuz, çalışkanız biz / Ne mutlu diyeniz” nakaratlı şarkılar söylemek için biraraya geldiği yıllar…