Düzenli ordunun Batı cephesindeki bu ilk başarısı, bundan tam 100 yıl önce 6-11 Ocak tarihleri arasında yaşandı. Gösterilen direniş karşısında Yunan kuvvetlerinin geri çekilmesi ve “Çerkes” Ethem kuvvetlerine karşı başarılı bir sınav verilmesi, millete ve Anadolu Hükümeti’ne moral vermişti.

Bundan 100 yıl önce Ankara’da hâlâ düzenli orduya muhalefet edenler, “Çerkes” Ethem Bey’in Kuvve-i Seyyâresi gibi gerilla savaşı yapan milis güçleriyle mücadeleyi sürdürmek isteyenler vardı. Bu da büyük çapta bir politika meselesiydi; zira Mustafa Kemal Paşa’ya çeşitli nedenlerle muhalefet edenler, onun tek bir merkezî orduya emir verebilecek konumda olmasını istemiyorlardı. Buna koşut olarak, Ethem Bey de Ankara yönetimine açıkça muhalefet etmeye başlamış ve içine düştüğü zor durumdan kurtulabilmek için Ankara’nın, İstanbul’daki Ahmet Tevfik Paşa Hükümeti’nin önerdiği yakınlaşmaya olumlu bir yanıt vermesi gerektiğini savunmuştu. Bu durumda 1. İnönü Muharebesi hem bir tehdit oluşturmaya başlayan Ethem Bey’e hem Yunan kuvvetlerine karşı düzenli ordunun ilk sınavı olacaktı. 

Batı cephesi kumandanı 

İsmet Paşa, 1921’de düzenli ordunun Batı cephesinde elde ettiği ilk başarı sayılan 1. İnönü Muharebesi sırasında… 

Sonuçta Yunan ordusunun geri çekilmesi ve Ethem Bey’in kuvvetlerinin dağılması, Ankara’nın kolayca kullanabileceği bir propaganda malzemesi oluşturdu. Nitekim İnönü’deki orduya komuta eden ve çarpışmadan sonra rütbesi tuğgeneralliğe yükselecek olan Albay İsmet (İnönü) Bey, anılarında savaşı şöyle anlatacaktı: 

“Yunan ordusu Başkumandanı Papulas, Ethem ile de ayrı bir cephede muharebe ettiğimizi hesaba katarak, bizden böyle bir mukavemet beklemiyordu. Fakat 9 ve 10 Ocak günleri bizim mukabil taarruzlarımızla karşılaşıp, o zamana kadar Anadolu’da görmediği bir muharebe tarzına Türk ordusunda rastlayınca, ‘keşif yaptım, bu kadarı kâfi, öğrendik’ dedi ve bıraktı gitti. Yani muharebede ısrar etmedi… 1. İnönü Muharebesi, daha ziyade Kuvayi Seyyare’nin Yunanlılarla beraber gelişen taarruzunun muvaffak olamaması şeklinde bir adım telakki edilmek lazımdır. Atatürk, 1. İnönü Muharebesi’nin neticesine çok önem vermiş görünmektedir. Aslında 1. İnönü Muharebesi askerî bakımdan mütevazı ölçüde bir muharebedir. Yunanlılar taarruz etmişler, bizim mevzileri söktürmüşler; bundan sonra hazırlıksız geldiklerini, ilerisinin daha tehlikeli olduğunu anlayarak kendileri çekip gitmişlerdir. Buna rağmen 1. İnönü Muharebesi, Anadolu hükümetinin kurulması için kâfi gelmiştir”. 

O günlerde Anadolu Demiryolları Genel Müdürü sıfatıyla Eskişehir’de bulunan Behiç Erkin, 1. İnönü Savaşı hakkında, “11 Ocak’ta her iki taraf mağlup olduk zannı ile geri çekildi; muharebe de bitti” der. İstiklâl Savaşı Nasıl Oldu? kitabının yazarı M. Şevki (Yazman) ise aynı savaşı anlattığı bölümü “1. İnönü harbi zahiren Yunan saflarından ancak birkaç yüz kişi eksiltmekten ve Etemin çetelerini dağıtmaktan başka bir şey yapmamıştı” diyerek bitirir. Ancak yazarın “zahiren” demiş olması çok önemlidir. Zira o da İsmet Paşa gibi biliyordu ki, bu muharebe Anadolu Hükümeti’nin ayakta kalmasını sağlayan önemli etmenlerden biri olmuştur.