Temsilî rejimlerdeki seçimlerin dünyada yaklaşık 300 yıllık, Türkiye’de ise yaklaşık 150 yıllık bir geçmişi var. Bu seçimlerdeki usulsüzlük, şaibe, hile veya manipülasyonun tarihi de en
az bu kadar eski. Günümüz Türkiye’sinde yaşanan seçim tartışmalarından, demokrasi tarihinde öne çıkan hadiselere…

SUNUŞ

Siyasi iktidarların gölgesinde

2 Kasım 1876’da vilâyetlere gönderilen seçim talimatnamesiyle başlayan temsilî rejim tarihimizin adalet ve hukuk açılarından pek övünülecek bir bilançosu yok. Gerçi seçim süreçlerine ilişkin usulsüzlükler konusunda Türkiye dünyada yalnız değil; ama sözkonusu usulsüzlüklerin toplamı, dolayısıyla da sıklıkları gözönüne alındığında Türkiye’nin bu konudaki sicilinin pek de parlak olmadığı su götürmez bir gerçek.

Bunun nedeni, kanımızca, devlet aygıtının yeterince tarafsız olamaması, hükümetlerin elinde rehine kalmasıdır. Ancak, devletin iktidarlar karşısında özerkliğini koruyabilmesini bir tek devlet memurlarından beklemenin pek sağlıklı olmadığını eklemek ve bunun gerçekleşebilmesi için güçlü bir kamuoyuna da ihtiyacımız olduğunu söylemek gerekir. Bu ise, gerçek anlamda bir ulus-devlet olmamıza bağlı.

Bugünlerde ulus-devlet olma yolunda attığımız ilk adımların ancak 100. yılını kutlamaktayız. Yani henüz çok genç bir devlet ve ulus olduğumuzu kabul etmemiz ve dere-tepe ne kadar yol gittiğimizi iyi irdeleyebilmemiz, dolayısıyla da yakın tarihimizi iyi bilmemiz gerekiyor. İzleyen sayfalarda Türkiye’nin ve dünyanın bu yakın tarihinden bir kesiti, iktidarların devleti seçim süreçlerinde nasıl kullandığını ve seçim sonuçlarını etkilediğini göreceksiniz.