İstanbul’un en değerli bölgesinde artık Osmanlı Arşivleri değil, beş yıldızlı bir otel yükseliyor. Arşivler Kağıthane’ye taşındıktan sonra bina, oldubittiyle “turizme kazandırıldı”. İnşaatın arkasındaysa zincirleme hukuk ihlalleri var.

Arkeolojik eserlere örtü Yapıda, arşiv binası olduğu dönemden kalma arkeolojik değerler, kablo, hortum yığını altında “muhafaza ediliyor”. 

Koruma Kurulu’na danışılmadı, mevcut arkeolojik eserler kayboldu, kaçak kat inşa edildi, ortaya Sultanahmet’in tam merkezinde beş yıldızlı bir otel çıktı. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, Kağıthane’deki yeni komplekse 2013’te taşındıktan sonra, ayrıldıkları bina, hukuk ihlalleriyle dolu bir sürecin sonunda Şura Hagia Sophia Hotel adıyla kullanıma açıldı. Aralık ayı boyunca pek çok kez medyada konu olan inşaatın, önce restorasyon diye başlayıp otel olarak açıldığı, ardından da normal şartlarda her adımda bilgilendirilmesi gereken 4 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun bu süreçten bihaber olduğu ortaya çıktı. Ancak skandallar ve sorunlar bunlarla sınırlı değil.

Başbakanlık Osmanlı Arşivleri 

Osmanlı Devleti’nde modern anlamda bir arşiv birimi ilk defa Tanzimat sonrası 1846’da Hazine-i Evrak Nezareti ile birlikte kuruldu; dönemin ünlü mimarları İtalyan Fossatti Biraderler’e de Bab-ı Âli’de (günümüzde İstanbul Valiliği’nin bulunduğu bölge) bir bina inşa ettirildi. Uzun yıllar sonunda bina ihtiyacı karşılamayınca 1974’te -bugün söz konusu olan binanın bulunduğu yerde- inşaata başlandı ve yapı ancak 29 Ekim 1988’de Başbakan Turgut Özal tarafından kullanıma açılabildi. Dolayısıyla otele dönüştürülen bu binanın medyada yer aldığı şekliyle 400 değil, 27 yıllık bir geçmişi bulunuyor.

Osmanlı Arşivleri’nin Kağıthane’ye taşınma süreci hızlandıkça, binanın geleceği tartışma konusu oldu. Akla ilk gelen seçenek, gün geçtikçe yerlilerden arındırılmış bir turistik bölgeye dönüşen Sultanahmet’teki diğer pek çok bina gibi yapıyı otele dönüştürmekti. Nihayetinde kentsel-arkeolojik SİT alanında yer alan ve kısmen Yerebatan Sarnıcı üzerinde bulunan eski arşiv binalarının 25 yıllığına kiralanması için ihale yapıldı. İhaleyi İpekyolu Kuyumculuk’un sahibi İbrahim Kaygısız kazandı. Ardından 2013’te Osmanlı Arşivleri’nin taşınma sürecinin tamamlanmasıyla binada tadilat başladı. Dış cephedeki bilgilendirme tabelasında “Başbakanlık Devlet Arşivleri binası revize inşaatı” yazması, inşaatın bir restorasyon olduğunu düşündürüyordu. Ancak sonunda iskeleler söküldü, inşaat tamamlandı ve esasında yapının beş yıldızlı bir otele dönüştürüldüğü anlaşıldı.

Beş yıldızlı otel, Sultanahmet’in tam merkezinde yer alıyor (Kırmızı yapılı kompleks). 

Dönüşümden haberdar olan Fatih Belediyesi duruma müdahale edip yapı tatil tutanağı düzenleyerek inşai faaliyetleri durdurmuş olsa da süreç, benzer pek çok örnek gibi, bir şekilde işlemeye devam etti. Bu dönüşüm esnasında yapının fonksiyonu izinsiz bir şekilde değiştirildi, binaya yeni katlar ve yeni cepheler eklendi. Bu süreç içerisinde ülke genelinde İl Özel İdarelerinin kaldırılmasıyla beraber, yapının mülkiyeti de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne geçti.

Şura Hagia Sophia Hotel

Dahası, uzun yıllardır yapının bahçesinde, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne kayıtlı “taşınmaz kültür varlığı” kapsamında sütun başlıkları, sütun kaideleri ve sütun gövdeleri bulunuyordu. Bunlar da inşaat sürecinden zarar gördü. Tonlarca ağırlığa sahip mimari parçalar, bugün bir duvar dibinde üst üste yığılı halde duruyor. Bunların şanslı olduğu bile söylenebilir, zira inşaat sonunda bazı kalıntıların kaybolduğu anlaşıldı! Bir yandan da hiçbir yerde kaydı bulunmayan başka mimari parçalar ortaya çıktı. Binada yeni açıldığı fark edilen bodrum girişi de burada izinsiz kazı çalışmaları yapıldığını gösteriyor ama ortaya çıkan arkeolojik kalıntılar ilgililere bildirilmemiş.

Otelin sahibi İbrahim Kaygısız, “yoğunluk sebebiyle” sorularımıza cevap veremedi. Turizm alanında hızlı adımlar atan Kaygısız, İttihat ve Terakki’nin merkez binası olan, uzun yıllar Cumhuriyet gazetesine ev sahipliği yapan ve Pembe Köşk (veya Kırmızı Konak) adıyla bilinen binayı da 2012 yılında satın almış ve burasının da otele dönüştürüleceğini açıklamıştı. Eğer yapılanlar, yapılacakların teminatıysa, Osmanlı ve Türkiye siyasi tarihinde böylesine önemli yer tutan bir binanın geleceği için kaygı duymamak imkansız. 

İnşaat restorasyon gibi başladı, altından otel çıktı Osmanlı Arşivleri binayı boşalttıktan sonra başlayan inşaatın cephesine “revize inşaatı” bildirisi asılmıştı. Ancak brandalar kaldırıldığında beş yıldız otel inşa edildiği anlaşıldı.

MUHTELİF

1- Vezneciler’deki trafik tüneli çalışmalarında bir sarnıç ortaya çıktı. Yeni bir keşif olduğu düşünülen bu kalıntı, aslında Beyazıt Meydanı’nın 1961 yılı sonlarında başlatılan düzenleme çalışmaları sırasında tespit edilen ve incelendikten sonra koruma altına alınmak suretiyle kapatılan Erken Bizans Dönemi sarnıcıydı ve 60’lı yıllarda Ergon Ataçeri ve sonradan Nezih Fıratlı tarafından yayınlanarak arkeoloji literatüründeki yerini almıştı. Dr. Kerim Altuğ

2- İngiltere tarihinde önemli yer tutan Ortaçağ kenti Eski Sarum’un ilk defa planı çıkarıldı. X ışınları teknolojisi kullanılarak yapılan yüzey taramaları sonucunda toprak altında çok büyük bir saray bulunduğu anlaşıldı.

3- Rusya’daki Hermitage Müzesi’nin 250. kuruluş yıldönümü 7 Aralık’ta Saray Meydanı’ndaki 3 boyutlu projeksiyon gösterisiyle kutlandı.

4- ABD’li genetik bilimci James Watson, 1962’de DNA’nın çift sarmallı yapısını keşfettiği için verilen Nobel ödülünü açık artırmayla 4,1 milyon dolara sattı. Rus zengin Alişer Usmanov, satın aldığı madalyayı destek için Watson’a iade edeceğini açıkladı.

5- Van Gölü’nde sular çekilince, batık şehirler ve tarihî kalıntılar ortaya çıktı. Kalıntılar arasında Urartular tarafından inşa edilip Osmanlı döneminde de kullanılan ve bugün Erciş ilçesinde yer alan bir kale de yer alıyor.

TARİHE KALANLAR

14 Aralık operasyonu

Aralarında Zaman gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın bulunduğu 31 kişi, ‘Tahşiyeciler’ olarak bilinen gruba yönelik düzenlenen 2009 yılındaki operasyonda suç ve delil uydurdukları iddiasıyla 14 Aralık’ta gözaltına alındı.

CIA’in işkence raporu

ABD Senatosu, CIA’in 11 Eylül sonrası uyguladığı sorgu tekniklerine dair raporunu açıkladı. Cinsel tehdit, matkaplı işkence gibi yöntemlerin kullanıldığı, ancak ‘bir tane bile kritik istihbarat’ elde edilemediği ortaya çıktı.

Almanya’yı birleştirdi

Türk kökenli Alman üniversite öğrencisi Tuğçe Albayrak (23), Offenbach kentinde iki kadını taciz eden üç erkeğe müdahale ettikten sonra dövülerek öldürüldü. Cenazesi Türk ve Alman toplumlarını bir araya getirdi, Alman Cumhurbaşkanı Gauck, Albayrak’ın ailesine taziye mesajı gönderdi.

Nanking’e ilk resmî tören

Çin’de, Japon ordusunun 1937-38’de gerçekleştirdiği Nanking Katliamı anısına ilk defa resmi tören düzenlendi. Çin Cumhurbaşkanı Şi, “Bir suçu inkâr etmek, suçu tekrarlamaktır” dedi.

Mübarek’e beraat

Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, göstericilerin öldürülmesi ve yolsuzluk suçlamasıyla yargılandığı davada aklandı.