Bilim tarihini yazdı; ilkti, Türktü, kadındı

Türkiye’nin ve çok büyük ihtimalle dünyanın ilk kadın bilim tarihçisi Prof. Dr. Sevim Tekeli, Aralık ayında sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Türkiye’de bilim tarihinin gelişmesi ve kurumsallaşmasında çok önemli katkıları bulunan Tekeli, özellikle Osmanlıların astronomi alanındaki çalışmalarını literatüre kazandırmıştı.

Öncü Sevim Tekeli bilim ve teknoloji tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla bu alanı bir disiplin hâline getirmişti.

Türkiye’de akademik anlamda bir bilim tarihi disiplininin oluşması, 1955’te Aydın Sayılı’nın Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Bilim Tarihi Kürsüsü’nü kurmasıyla başlamıştı. Türkiye’nin ve belki de dünyanın ilk kadın bilim tarihçisi olarak bilinen Sevim Tekeli bu taze kürsünün ilk asistanlarındandı. 1991’de aynı kürsüden emekli olana kadar da burada çalışmıştı.

Akademik hayatı boyunca matematik, coğrafya ve teknoloji tarihi gibi çok çeşitli konuda çalışsa da Tekeli’nin asıl büyük mirası astronomi alanında oluştu. 1959’da tamamladığı doktora tezinde, 1575’te kurulan İstanbul Rasathanesi’nde Takiyüddin tarafından kullanılan gözlem araçlarını Meraga Rasathanesi’nde Nasîrüddin ve Uranienborg Rasathanesi’nde Tycho Brahe tarafından kullanılanlarla kıyaslayarak, bu dönemde Osmanlı astronomisinin dünyayla boy ölçüşecek durumda olduğunu göstermişti. 1960 ve 1967’de yayımladığı iki makale sayesinde ise o zamana dek basit bir astrolog olarak tanınan Takiyüddin’in ismi, 16. yüzyılın en önemli astronomlarından biri olarak literatüre girmişti.

Ayrıca Takiyüddin’in Güneş parametrelerinin tespit edilmesine yönelik astronomik hesapları, trigonometri çalışmaları ve mekanik saat tarihindeki özel yeri de Tekeli sayesinde günışığına çıkacaktı. 1975’te kaleme aldığı Modern Bilimin Doğuşunda Bizans’ın Etkisi adlı eserinde, Rönesans’ın İstanbul’un fethinden sonra Batı’ya giden Rum biliminsanlarının eseri olduğu tezini sorguladı ve sadece Batılı kaynakları kullanarak bu tezin abartılı olduğunu, Müslüman biliminsanlarının da bu konuda önemli etkisi olduğunu ortaya koydu.

Astronomi haricinde, 13. yüzyılın ünlü mühendisi Cezerî’nin eserlerini Arapçadan tercüme ederek, teknoloji tarihi çalışmaları alanına da önemli katkı sağladı. Alanda yazılmış ilk Türkçe kitap olan Bilim Tarihine Giriş kitabının yazarları arasındaydı. Üniversitelerde kaynak kitap olarak kullanılan bu eserin yanısıra liseler için de Felsefeye Giriş ve Bilim Tarihi kitaplarını hazırladı.

Tekeli, vefatının ardından mezun olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde düzenlenen bir törenle uğurlandı.