Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Yumurta hayatın gerçek tadı

Hayatın ve yaşam döngüsünün sembolü yumurta, keki doğurdu. Tarih boyunca çeşitli tatlıların vazgeçilmez ana malzemesi oldu.

Başlangıçta sen ve ben birer yumurta idik. Spermlerin en hızlısı yarışı kazandı ve yaşam ortaya çıktı. Yumurta ile doğum ve yenilenme ilişkisi, tüm inanışlarda var. Yaşamın başlangıcının döngüsünün simgesi.

Kendisine bu denli kutsallık atfedilen yumurtanın besin zincirimize ne zaman katıldığı ile ilgili kesin bilgiler yok. Yabanıl kuşları besleyerek evcilleştirmenin ilk olarak 8000 yıl önce Tayland civarında olduğu sanılıyor.

Bugün yumurta, kimimiz için sahanda taze ekmeği banacağı iki sarı göz, kimileri içinse mücevher kakmaları ile ünlü Fabergé yumurtaları… Beyzi yapısı ile sade görünüşlü yumurta, pagan inanışlardaki doğurganlık, bereket ile başlangıç ve bitiş gibi kavramlarla ilişkilendirilen sembolik değerini çağlar boyunca korumakla kalmamış, aynı zamanda yiyeceklerimiz arasında da vazgeçilmez bir yere oturmuş. Ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlamak için yumurtasız bir yaşamı düşünün bir kez! Ne kek, börek, ne de türlü çeşit tatlı. Tarihsel kanıtlar Eski Mısır ve Roma’da yumurta kullanılarak ekmek ve kekler yapıldığını gösteriyor. Antik Yunan sofralarına uzandığımızda, yumurtanın beyazının iç malzemeler ile birlikte kullanıldığı bir kaç çeşit dolma ve thagomata isimli bir yiyecekten başkaca pek bir tarife rast gelmiyoruz.

Diğer taraftan Romalılar libum ismini verdikleri ekmeğin tarifinde yarım kilo una bir yumurta kullanılması tavsiye ederlermiş. Yemek tarihine meraklı olanların adını duymuş olacağı Apicius (MÖ 25) fırında pişen kremayı keşfetmişti. Yumurtanın uzun süre çırpıldığında kabardığı, katıldığı hamuru da kabartıp yumuşattığı keşfi, görece yakın tarihlere, Rönesans dönemine denk düşüyor. Ve bugün bildiğimiz kek doğuyor. Dönemin en beğenilen tatlılarından biri “tabak dolusu kar” adını taşıyan, bir tür beze idi. Bir çok yumurtanın akı krema ve şeker ile çırpılarak gül suyu ekleniyor ve kaşık kaşık, bir tabak kar gibi, tatlı olarak sunuluyordu.

SOĞANLI YUMURTA

Padişah sofralarının en sevilen yemeklerinden biri olan ve Ramazan’ın 15. gününde iftarda sunulan “Soğanlı Yumurta” tarifi. Değerli araştırmacı Marianna Yerasimos’un Osmanlı Mutfağı’nın 500 Yılı isimli kitabından:

6 büyük ve tatlı, beyaz soğanı halka halka kesip tuzlayın. Genişçe bir tavada 75 gr tereyağını kısık ateşte eritin ve soğanları ara sıra karıştırarak 1.5 saat pişirin. Kızarsınlar ama yanmasınlar. Yağın fazlasını süzün. 2 tatlı kaşığı sirke, 2 çay kaşığı toz şeker ve 1 çay kaşığı yenibahar ekleyin. Karıştırın.

Tahta kaşığın sırtı ile soğanları tavaya eşit şekilde yayın ve içine sekiz çukur açın. 8 adet yumurtayı kırıp, kapağını kapatın ve kısık ateşte 10 dakika pişirin. Arada kapağı açıp soğanların tereyağlı suyunu yumurtaların üzerine gezdirin. Yumurtalar pişince, servis tabağına alın ve üzerine 1 çay kaşığı tarçın ile 1 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber serpin.

Osmanlı mutfağından soğanlı yumurta

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Devamını Oku

Son Haberler