641-1204 YILLARI ARASINDA…

Doğu Roma İmparatorluğu üzerine temel referans kitaplarından olan Bizans Dünyası adlı eserin ikinci cildi Türkçede yayımlandı. Konunun önde gelen uzmanlarınca kaleme alınan eser, beş buçuk asırlık dönemde daha ziyade bu devrin kurumları, başkent Konstantinopolis ve imparatorluğun diğer bölgelerinin durumuna odaklanıyor.

BİZANS DÜNYASI (BİZANS İMPARATORLUĞU, 641-1204), Çeviren: Aslı Bilge, Ayrıntı Yayınları, 544 sayfa, 40 TL.

Fransa’da Bizans tarihi ve uygarlığı konusunda geniş bir uzman grubu Bizans Dünyası isimli üç ciltlik bir çalışma hazırlamıştı. 2004, 2006, 2011 yıllarında basılan bu çalışma, güncel yaklaşımları iyi değerlendirerek, Bizans tarihi ve uygarlığının tanınması için temel bir referans kitabı oldu. Her cilt ayrı bir uzman başkanlığında hazırlanan, Bizans uygarlığını tanımak isteyen meraklılardan tarih, arkeoloji, sanat tarihi öğrencilerine ve akademisyenlere kadar geniş bir kitleye hitap eden, kolay okunur bu kitap Türkçeye de kazandırıldı.

Ayrıntı Yayınları Fransızca kitabın Cécile Morrison tarafından hazırlanan ilk cildini, Aslı Bilge çevirisi ile Bizans Dünyası, Doğu Roma İmparatorluğu 330-641 başlığı ile 2014 tarihinde yayımlamıştı. Türkiye tarihinin önemli bir dönemini konu alan ve neredeyse bin yıl boyunca devam eden bir uygarlığı değerlendiren bu çalışmanın ikinci cildi de yine Aslı Bilge’nin tercümesi ile geçen aylarda piyasaya çıktı.

Modern tarihçilerin Bizans devleti olarak isimlendirdiği Roma İmparatorluğu’nun hızla Doğululaştığı ve bir Ortaçağ uygarlığına dönüştüğü süreci ele alan bu cilt, Jean-Claude Cheynet editörlüğünde, çoğu Paris Üniversitesi’nin (I, IV, V) tarih bölümü uzmanları tarafından hazırlanmış. Çalışma 641 yılında Herakleios’un ölümü ile başlıyor; 4. Haçlı Seferi’nin Bizans başkenti Konstantinopolis’i ele geçirmesi (1204) ile sona eriyor. Beş buçuk asırlık bir dönemde imparatorluğun bitip tükenmez savaşlarından kısaca bahsedildikten sonra, daha çok bu devrin imparatorluk kurumları, medeniyetinin temelleri, başkent Konstantinopolis ve imparatorluğun diğer bölgelerinin durumu üzerine odaklanılmış.

Bir uygarlığın ardından Bizans İmparatorluğu’nun 1000 seneyi aşkın tarihi, birçok noktasında Türkiye tarihi ile de kesişiyor. Başkent Konstantinopolis, bu iki tarihin ortak miras alanlarından biri.

Çalışmanın “Hadımlar”, “Ordunun Finansmanı ve Maaş Ödemeleri”, “Demografik Sorunlar”, “Tarımsal Üretimin Koşulları”, “İyilikseverlik Şekilleri”, “Bizans Balkanları”, “Bulgar Muamması” gibi bölümleri oldukça ilginç. Bu bölümleri Béatrice Caseau, Michel Kaplan, Jacques Lefort, Cécile Morrison gibi Bizans ve Ortaçağ ile ilgili önde gelen uzmanlar hazırlamış. Kitap sonunda incelenen dönem ile ilgili çoğu İngilizce ve Fransızca kaynaklardan güzel bir seçme liste ve geniş bir şekilde oluşturulmuş bir dizin de bulunmakta. Bu cilt özellikle İslâm-Bizans ilişkileri ve Türklerin bu coğrafyaya geldiği dönemi kapsadığı için, Türk-İslâm tarihi ve uygarlığı çalışanlar için de kaynak olarak kullanılabilecek bir içeriğe sahip.

Bizans Dünyası serisinin Angeliki Laiou – Cécile Morrison, iki önemli Bizans uzmanı tarafından hazırlanan ve devletin 13.-15. yüzyıllar arasındaki son devrini konu alan üçüncü cildinin de bir an önce Türk okurlara ulaştırılması dileğiyle.