150 yıllık tarihiyle dünyanın en seçkin müzeleri arasında yer alan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, depreme karşı güçlendirme, restorasyon ve teşhir-tanzim projesi sonrası, kapılarını yeniden açtı. Konuklarına düşünme-değerlendirme-öğrenme fırsatı tanıyan müze “yeni, yalın ve çağdaş olma”yı dolu dolu hissettiriyor. Müze müdürü Rahmi Asal’ın değerlendirmeleri…

ALP E. AKSUDOĞAN

Tarihî Yarıma­da’nın Topkapı Sarayı kompleksi Osmanlı tarihini, Gülha­ne Parkı canlılığıyla gün­delik hayatı yaşatır. İkisinin arasında kalan İstanbul Arkeo­loji Müzeleri de (İAM) sakinliği ve vakarıyla, yüzyıllar öncesin­den günümüze, üzerinde yer al­dığımız coğrafyanın hem tarihi­ni hem de kültürünü ziyaretçile­rin bilgisine ve gözlemine sunar. Ulu ağaçların gölgesindeki bah­çesi hem ziyaretçilere gördük­lerini sindirme ve dinlenme im­kanı verir, hem de zaman zaman İstanbul’un özel konser alanla­rından biri olarak dünyaca ün­lü sanatçıları olağanüstü bir at­mosferde ağırlar.

Müzenin incisi İskender Lahdi Osman Hamdi Bey’in bugünkü Lübnan’ın Sayda kentinde ortaya çıkardığı İskender Lahdi, sadece İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin değil dünyanın en kıymetli arkeolojik eserlerinden…

#tarih’in Haziran-Temmuz 2022 sayısı tüm Türkiye’de bayide…